29 Eki 2013

şu an o kadar sıkılıyorum ki..

yani cidden o kadar sıkılıyorum ki anlatabilmem mümkün değil. sabahtan beri nette beni eğlendirecek bir şeyler arıyorum, televizyonda zaptan zapa koşuyorum ama yok elimi attığım hiç bir şey sıkıntımı dindiremedi. demin sıkıntıdan kalkıp evi süpürdüm ama yarısında ondan da sıkıldım, salonla mutfağı bitirince makineyi de atıverdim öylece koridora. hayır yani başka bir yerde falan da olasım yok zerre kadar. şu an önüme dünyanın nimetini serseler öff pöff durumundayım. bari dedim ki yazayım ama sanırım o da pek işime yaramayacak..

televizyonlar zaten boğulduğum yer çoğu zaman. bütün gün tanklı, tüfenkli  haki renk tören kutlamalarından yemin ederim içim şişti. demokrasiyi böyle mi kutluyonuz be idiyotlar diye içimden geçirirken twitter'da istiklal'de tomaların gezindiğini okudum bi de. yani gerçekten daha saçma bir şey olamaz. şahsen üzerimde nokta kadar coşku vs uyandırmıyor bu bayram hadiseleri ama yani milletçe gerizekalıyız o kesin. 
marmaray açılışından iç gıcıklayan kareler
düşün ki bir ülkenin milli bayramı ve düşün ki sen hükümet olarak bayramı kutlamak isteyenlere gaz sıkıyosun. her yönüyle zorlama, çoğu insanın da içinden gelmedi halde, o töreni cebren ve hile ile kutlatmak ne kadar faşistçe bir durumsa aynı şekilde sen istemiyorsun diye o insanların bayram kutlamalarını engellemeye çalışmak da öyle. he bi de o marmaray götünüze girsin beyler. melihciğim o kestiğin odtü ormanları da aynı şekilde sana bebişim.




geçen gün bi arkadaşım ne dini ne milli bayram seviyorum diye eyyorladı bana feyspuk üzerinden. sonra "yılbaşında'da evden çıkmazsın zaten" diye cila geçti üzerinden. oradan kendisine söylediğimi bir de buradan halkımla paylaşayım. benim için bayram 1 mayıs'tır arkadaş. yeminlen tek coşku hissettiğim bayram o başka da yok. onda da zaten işçi çocuklarla başlayan ve iş kazalarında hayatını kaybedenlerin arasında hatırladıklarım aklıma baskı yapınca işin duygusal boyutunu da epey bi derinden hissediyorum. buradan ayrıca yetkililere sesleniyorum lütfen 1 mayıs tatilini tek günden bir haftaya çıkarın da bari hakkıyla kutlayabilelim bayramımızı. yılbaşı konusuna gelince.. bundan seneler seneler önce yeni yılı istiklal'de kutlamaya karar verip gelişimini tamamlayamamış bir neandertalin tacizine uğrasan sende de kalmazdı canım parti coşkusu! bilmem anlatabildim mi? hayır değişen bir şey de olmadı o günden bu güne. sağolsun büyükşehir belediyesi yılbaşı gecesi dışarıda medeni medeni kutlama yapma fikrinden o kadar rahatsız ki her sene bildiğin büyük pıt şenliği düzenliyo o meydanda.. of zaten ne meydan kaldı ortada ne de ben oralarda kaldım.. şimdi zaten yaşadığım yerde her yer roma her yer paris. evden çıksam böyle yee hhuuu kafa dağıtayım diyerek, zaten üçüncü dakikasında mutlaka bi tanıdıkla sıkıcı bir iş muhabbetinin falan içinde bulurum kendimi.. işte burası o kadar küçük diyeyim de anla..

bunun dışında son olarak söylemeden geçemeyeceğim bir şey var. leyla ile mecnun ne güzel diziydi ve ne kötü oldu bitmesi. ben gibi televizyon sevmeyen birine bile sempatik gelen ne güzel bir saçmalıklar silsilesiydi ki.. ahhh o finaaal ahhh.. yemin ederim yaktı kavurdu ciğerimi en derininden böyle çok bi değişik oldum.. onu da aşağıya bırakıyorum ki izlememiş olan varsa izlesin, onun da yüreği yansın. ben sanki mecnun'u değil de berkin'i izledim.. sanırım ondan böyle acıttı canımı. batsın bu dünya yemin ederim.


Berkin! hadi uyan da artık o günü de bayram yapalım! hadi Berkin!

19 Eki 2013

aslında başka bir şey yazacaktım.

ama tam sayfanın açılmasını beklerken şuna denk geldim. 
izleyin lütfen
resme tıklayınca vimeo'ya gider. eklemenin başka yolunu bulamadım.

11 Eki 2013

başlık bulamadım ama..


sigara ile ilginç bir ilişki yaşıyoruz son günlerde. buralarda gezinen beta virüsünden payıma düşeni almamın ertesinde 2 günlük ses kısıklığı, yine 2-3 güren süren kanepeden bile kalkamama halleri ve 15 gündür süren burun tıkanıklığım yüzünden bir türlü insani bir nefes alamazken, hazır sigarayı da bırakayım dedim.. yaklaşık 10 gün hiç içmedim, bir o kadar gündür de günde 2 tane ile yine onun ağlarına düşmüş durumdayım.. 
"help me inhale and mend it with you"



hayatta nadiren söylemişimdir bunu herhangi bir şey için ama keşke hiç bulaşmasaydım şu zıkkıma zamanında.. netekim artık sevmiyorum kendisini.. bu arada şu yandaki, son günlerde benim en yakın arkadaşım oldu. sürekli konuşmamı gerektiren bir işim olduğumdan ve o konuşmanın tam ortasında habire  "ıkkgıkhık" diye tıkandığımdan katiyen onsuz yapamıyorum.. sigara+kahve rutinim zaten çoktan inhaler+kahveye döndü.. fakşitbok :(


temsili sinirli çinli
geçen gün bir çinli ile kavga ettim! evet hayat bana cümleyi de kurdurdu ya.. ama vallahi çinlinin biri ile birbirimize girdik bir anda.. sabır sabır sabır diye kendimi sakinleştirme kafasındayken bi delirtti beni allahın manyağı, bi carladım buna son ses.. en son hatırladığım; aynı hızda bana "özür dilerim özür dilerim " diye bağırıyordu ama sanki laflar ağzından değil de sinirden iyice kısılmış ve artık görünmeyen gözlerinden çıkıyordu.. sonra o görüntü o kadar komik geldi ki, çinli ile kavga kariyerimi tepede bitirmek açısından arkamı dönüp yürüdüm.. sonra da zaten aklıma geldikçe güldüm.. suçlu, suçunu bilen ve pişman olan ama bağırma hızını kesememiş çinli ile münakaşa cidden çok komik bişiymiş.. hayatta bunu da görecekmişim.. gerçi şimdi de bana işyerinde uzakdoğu usülü bubi tuzakları hazırlar diye az tırsmıyor değilim ama pişman pişman bakıyor suratıma neyse ki.. ama yine de birden başıma anlamsız bi kaza falan gelirse haberiniz olsun lütfen, sorumlusu bizim bu angrychinese'dir.

bir sürü şey yazacaktım aslında son günlerde olan bitenle ilgili ama şimdi aklıma yapmam gereken bir iş olduğu geldi. sonra yine yazarım..

bi de evet,  9 günlük bayram tatili! ovvyeahh! :))) siyu

Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...