13 Ağu 2013

aslında güzel şeyler yazmak istiyorum

buraya her seferinde komik şeyler yazmak için geliyorum. sonra sayfayı açınca son yazdığım geliyor aklıma yazamıyorum. elim gitmiyor komikli şeyler yazmaya.. kısırdöngü.. (birleşik mi yazılıyor ayrı mı?)

bunu kırmak için yazıyorum sanırım şimdi. sanırım..

o zaman biraz son günlerde olan bitene bakalım..

istanbul' u yazamadım di mi hiç ben? çok güzeldi yine. uzaktan uzaktan sevdiğim.. senede bir gün sevdiğim. tamam  peki, bir gün değil.. ama 31 gün de sevemem sanırım, o çok.. 

epey yollar aşındırdım-dık.. dünyayı epey seviyorum ben ama abi sevgisi başka, abim bambaşka.. bir gün kafayı toplarsam eğer bir çocukluk anıları seçkisi yapacağım onla ilgili. bence dünyadaki en komik insan  o olabilir. yaptıklarına hep gülüyorum..

bu arada kuzenim Bonbon geldi yakın uzaklardan.. depresyondaymış diye kitaba fotoğrafa verdi kendini. yattığı yerden çok güzel fotoğraflar çekip sinsi sinsi instagram'da paylaşması da cabası.. ama gerçekten çok güzel çekiyor, ya da bize öyle geliyor ama ayfonla moda fotoğrafçısı olabilecek göz varmış meğer kızda, biz de yeni keşfettik.. 

evimiz hiç olmadığı kadar kalabalık ve şenlikli günler geçiriyor aslında.. annem ve abim de benimle.. onlar da komik.. geçenlerde mesela dünyanın en gereksiz 10 saatlik yolculuğunu yaptık, dünyanın en kötü yemeklerine bayıldığımız hayvani para ve bir otomobile 2 erkek+3 kadın ve 1 köpek sığmamız dışında yine de güzeldi bence.. bu arada 3 kadın dedim ama Bonbon'un 15 kilo falan olması bence bizim için büyük avantaj oldu.. onunla ilgili de yakında büyük bir sinema projesiyle gelebiliriz, gelemeyebiliriz de.. bilmiyorum..

Çiko istanbul'a gittiğimde bana küsmüştü bu arada.. sanırım onu terkettiğimi falan düşündü bilmiyorum.. bi tripler, gel deyince gelmemeler, beni pek sallamamalar falan ama yavaştan barıştı.. barıştı da o ara canımdan can aldı haberi yok.. off çocuğum olsa ergenlikte falan beni sallamasa herhalde intihar ederim ben, buraya yazdığım kadar kolay olmadı alışmak ve barışmak çünkü..  bileklerimi kesecektim nerdeyse öyle zoruma gitti a dostlar.. köpeğinin insanın gözüne bakmaması ne demek.. anlatılır bir şey değil o! yok!

neyse sonra bi tane arkadaşımın düğünü vardı bu arada ve göbek attım bildiğin.. çok acayip bence benim göbek atmam. hala roman havası ve mezdeke'de gerdan kırmışlığım yok çok şükür, zaten onun haberini alırsanız lütfen şarbonlu mektup falan yollayın da bari cesedim yakışıklı kalsın.. göbek attığımı öğrenen bi kuzenim feyspuktan bana "bu sen olaman, allah belanı versin!" yazmış.. etrafımda böyle şuurlu insanlar olduğunu hatırlamak çok güzel.. beni kendime getirdi sözleriyle.. canım o benim. 

bu arada Bonbon çok değişik bi insan, mesela konuşmaya ve gülmeye üşeniyor. geçen gün bi espri yaptım, orada gülmesi lazımdı ama gülmedi. "niye gülmedin?" dedim. "içimden güldüm ama dışımdan gülmeye üşendim" dedi. vallahi dedi bunu.. 'hayatımın acaba gülmeye üşendiğim bi dönemi var mıdır?' diye düşündüm ama yok, ben hep yan apartmandan bile sesi gelen kahkahanın sahibi oldum.. böyle anlattığıma da bakma. övünülecek şey değil bu ama işte kişi kendini bilmeli. yine de gülmek iyidir..  

geçen gün arabada giderken annem bi araziyi gözüne kestirdi. "burası istanbul'da olsa miltimilyarder(!) olurduk" dedi.  (sanki o arsa burada bizimmişcesine!)
"o kadar parayı napcan yaoo" diye çemkirdik kadına, gözün doysun gibisinden. "olur mu aa ne güzel paris'e giderdim, gezerdim" dedi o da. utandik öyle deyince. meğer içinde paris aşkı varmış kadının da haberimiz yokmuş.. annem lan o benim! nasıl bilmem isteklerini, vallahi utandım.. umarım bi gün gönderebiliriz onu paris'e.. (evren bu senin içindi bebeğim hadi  yavaştan işe koyul)

Bonbon'la saçlarımızı kestirmeye karar verdik ama daha icraata geçebilmiş değiliz. şartların olgunlaşmasını bekliyoruz.. bu arada ikimizin saçlarının toplamı ege bölgesindeki kadınların saçlarının toplamından fazla olabilir. Bonbon'un deyimiyle "kafamızda battaniye ile dolaşıyoruz." doğru söylüyo bence..

Daha fazla yazacak bir şey gelmedi aklıma.. Aşağıya Bonbon'un çektiği bazı fotoğrafları koyayım da bari renkli bi post olsun.. hem aslında son günlerde neler yaptığımızın özeti gibiler.. sevgiler saygılar.. 

mum yaktık, dilek diledik.


"buradan ganimetsiz dönen çarpılır" 
mottosundan hareketle kendime dünyanın en güzel kolyesini aldırdım. abi prodakşın :)

ev benim, ayak Bonbon'un, kitap Hakan Günday'ın

bunu yapabilmek için evden kaçtık sonra Bonbon çok komik şeyler anlattı 

Çiko böyle uyuyor
böyle uyanıyor..


bi de unutmadım hep aklımda.. #berkinuyanacak 

edit: bu blogu yeni keşfettim, epey gecikmişim aslında ama olsun çok güzel okuyun: 93 numara 

Hiç yorum yok:

Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...