2 Şub 2013

bunca zaman 'tatil olsun, lütfen tatil olsun, lütfen istanbul'a gideyim artık' diye sayıklarken..

yine bir yanım buruk.. ne zaman biri-lerine ve bir yerlere kavuşacağım diye sevinsem geride mutlaka bir şey kalıyor.. buradayken oradakileri ve oradayken buradakileri özlüyorum..

çiko'yu yanımda götüremiyorum ve birine bırakıyorum 15 gün için.. bıraktığım kişinin dişi bir köpeciği olması ve çiko'nun da bu köpeciğe ilk görüşte vurulması sebebiyle içim daha rahattı ama yine de ayrılırken çok fena oldum.. kapıya yöneldiğimizde o da gelmeye çalıştı, melül melül baktı, bizimle çıkmaya çalıştı falan ooff.. ağladım. o da biz ayrıldıktan sonra kapıya gidip inlemiş.. sonra hiç aklımızda yokken ve de sabahın köründe uçacağımız için eve dönüp uyuyacakken arnin'le kendimizi eve sığdıramayacağımızı farkettik. bir arkadaşımın çaldığı yere gitmek isteyip de gidemiyorduk ne zamandır.. 'gün bu gündür, gitmeli ve içmeli' deyip ayrılık acısını izbe bi barda dindirmeye çalıştık. ama kız, o hayvanımsı içli sesiyle öyle bir güzel söyledi ki bi daha kötü oldum.. ayrılık sucks!



içime öküz oturmuş gibi hissediyorum, garip bi duygu. allah belasını versin o duygunun..




Hiç yorum yok:

Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...