31 Tem 2012

♪ Sonik Records ♪ ihtiharla sunar! summer mix 2012

evet leydız en centılmınz! yine yazmak için geldim ve yine dıhhandım.  çünkü ilk olarak hava çok güzel, güneşlü , sarı ve iç açıcı.. insan gerçekten her şey yolundayken  yazma konusunda üretken olamıyor malesef.. ama yazamıyorum diye de  dinlemiyorum değil şimdi.. ondan life is sharing beauty diyor ve de size sıcak yaz günlerinde içinizi serinletecek, kendini dinletecek güzel bir liste veriyorum.. dene bak %100 çalışıyor ve hem de inanabiliyor musun meb onaylı.. 
neyse off işte, this is it canlarım..

play'e basınca '' ebenin yutubuna kadar yolun var teknolojisi '' de hediye 

1.  Nouvelle Vague - in a manner of speaking 

Princess Chelsea - the cigarette duet 

Angus & Julia Stone - i'm not yours 

Nelly Furtado - i'm like a bird (stripped vers.) 

Björk - joga 

Imany - you will never know (reservoir bleu) 

Pink - family portrait (live) 

Yael Naim - new soul 

The Piercess - three wishes  

25 Tem 2012

abi bana para verme bana ekmek su ver!

bilmem anlatabildim mi?!

(❤‿❤)"süpersonik gün ve telefonum sağolsun" isimli post

burası "evde yemek de yok acaba dışarda mı yesek" öğünlerinin en bi güzeli. 
 bu kahveyi içtiğim yeri de dün keşfettim, sanırım yeni açılmış.. 
keşke kafenin ismini hatırlayabilseydim de buradan da teşekkür edebilseydim.
kahve çok enfes ve çalışanlar da çok nazik kimselerdi netekim ☉‿☉ 
dünyanın en güzel çantasını bulup aldıysam gün daha güzeldir =^.^=
ve bana "hipikız bak burda da güzel modeller var! " diyen adamın sattığı şapkalar 
dı end

21 Tem 2012

demiştim çok pis not tutar(d)ım diye :(

bu da pc içinde kalmış fotolardan biri işte, buraya kitledim kurtuldum oh

evet bir cumartesi darlanması ile karşınızdayız sayın seyirciler

evet aslında Arnin beyim ile böğün kendimizi sahile, plaja, şezlonglara verecektik ama o oldu bu şu oldu derken vazgeçtik.. vazgeçtik de bok yedik afedersin, tüm günümüz evde anaokulu konseptli ye yat yuvarlan formatında geçti, en son isyan eden çift olarak o kendini en yakındaki pastaneye atmaya gitti ben de çareyi lebtobun başına çöreklenmekte buldum.. evet internet gerçekten benim bebeğim.. 

bu arada geçen günlerde gutuvonka diye bi blog bulup, çok eğlenip, baya bi eski sayfalarına kadar okumuştum, bugün fespuku bi açtım da ne göreyim eklemiş beni, artık biz arkadaşız, ordan da eğlencez..  ama siz de komik insana can veriyorsanız şu blogu okuyun, ay annecim cidden ama çok komik gadınsın gutucum.. ✖‿✖

oooff bi de ya Arnin pastaneye gitti dedim ya döndü şimdi, hem de şunlarla.. en acılı emrah bakışımla "ama, ama ağabey ben onları yiyemem ki, benim götüm bir leğen, göbeğim bir asya kıtası olmuş "dedim "göbek sana yakışıyo" dedi, belki yalan değildir di mi, gerçektir di mi, şimdi böyle beni besleyip sonra kurbanda zararına satma planları yapmaz di mi.. ama nasıl yenmez ki şunlar be yaaa... yeahh!

bu arada tam şimdi trt3'de 2008 pekin olimpiyatlarının tekrarı var, usain (hüseyin) bolt abimizin rekor kırdığı an ve sonra doğum günü olduğu için stadyumda çaldıkları hepipörtey şarkısı, adamın o sevinç halleri, ağlicam yemin ederim çok içlendim.. bu arada adamın, koşarken iki ayağı arasındaki mesafe iki metre falanmış.. 'falan' dedim bak ben hala iki metredeyim. hö! ◉.◉ naptın be hüssük!

adam iki metreyi koymuş ben ne zamandır iki paragraf aynı şeyden bahsedebilen bi yazı bile yazamadım, bunun da farkındayım ama çok sıcak nan idare edin.. 

bi de çok alakasız biliyorum da hazır aklıma gelmişken şu blogları tek elden, düzgün şekilde okuyabileceğim bi reader bişi yok mu acaba ya, çünkü google reader'dan bildiğin nefret ettim.. bilen varsa pilis kam bek! haaa 'yorum kapalı, nerden yazcam' dersen de feyspuktan yaz çiçeem, bozmaz.. öptm kib by

şunu görüp de nasıl buraya almayabilirdim ki !


burada bahsi geçen kadınlarla, olmadı kızlarıyla e hadi o da olmadı kız torunlarıyla tanışmayı ne kadar isterdim anlatamam, eminim anlatacak çok hikayeleri vardır..
und meraklısına az daha ayrıntılısı, kaynakçalısı falan için de şöyle bişi de gördüm

kısa ve net..

hazır arkadaşlarımdan bulduklarıma başlamışken, bu da 7/24 gündem kovalayarak, 
başlı başına bir medya olmaya doğru giden insan bawerito'dan arak. 

ne zamandır kızsal işler yapmıyormuşum

bunu da dünyanın en güzel kıvırcık saçlarına sahip insan, biriciğim nil'im paylaşmış.. 
sonra ben 'evdeki eşyaları satıp bütün parayı böle mücevverlere yatırcam' deyince kafayı yaktığımı anladı ve de bana aynından yapacağına dair bazı sözler verdi! 
bak bebişim,  sözünde durmazsan çok pis küfretcem ona göre

ben de böyle ağzı bozuk, gudubet bişi olcam biliyorum

"ehekke mehekke" ahahahaa

biz saf gibi, gençliğimizi montaigne'le harcamışız yeminlen

bak el oğlu çözmüş bitirmiş

20 Tem 2012

insan geldiği yerle de övünürmüş..

neden sorusuna da cevabım hazır, hem öyle böyle değil!
he bi de gerçekten böyle sokak var aha burda
" alim kadın çıkmazı "
biri de şimdi çıksın desin ki, benim memleketimde de böyle 
felsefeye garkeden ortam var desin.. 
(yihı gazı verdim, inşallah diyecek olan çıkar da az hikaye dinlerim 
nütfen çok seviyorum böle şeyler duymayı )


bazı sorularım olacak..

burada yorum özelliğini kapalı tuttuğum için ben cevapları öğrenemicem ama zaten amaç başka.. şimdi git bi kahve yap, bi sigara yak olmadı bi elini yıka, temizlik iyidir. neyse başlayalım...



✗ Hayatın boyunca kendinle en çok gurur duyduğun an hangisiydi?

✗ Sana hayatının en güzel yılını yaşatsalar ama bittiğinde o yıla dair hiçbir şey hatırlamayacak olsan kabul eder misin?

✗ Mısır’daki gizemli dedenden sonu gelmez bir miras kaldı; ancak mirası vermek için bir şart koşmuşlar: hayatındaki herkesi ve herşeyi bir daha asla görmemek üzere bırakıp, kimliğini de değiştirerek istediğin ülkeye yerleşecek ve ölene dek nasıl istiyorsan öyle yaşayacaksın! Eee?

✗ Ünlü birine sağlam bir tokat atma hakkın var, kimi seçerdin?

✗ Zaman makinesinin çoktan icat edildiğini varsayalım; sana en sevdiğin filmin çekildiği döneme gitme ve o filmde oynama hakkı veriliyor. Hangi filmde, hangi karakteri oynamak istersin?

✗ Tüm anılarını silecekler ve sana hatırlaman için sadece bir tanesini bırakacaklar. Hangisini seçersin?

✗ Bir üniversitede, seçtiğin herhangi bir konu üzerinde ders verme teklifi geliyor ve teklif sana geldiğine göre bu konu şimdiye kadar bir okulda öğretilmiş bir şey olmamalı. Bir sömestr boyunca, tamamen kendinden emin olarak anlatacağın konu hangisi olurdu?

✗ Hayatının hayali ne kadar imkansız olursa olsun ona kavuşacak ve ölene kadar da ona sahip kalacaksın ancak saçların dökülecek ve bir daha hiç çıkmayacak. Kabul eder misin?

✗ Senden başka birinin giymesine tahammül edemeyeceğin kıyafetin hangisi?

✗ Hayatın boyunca sadece tek bir şarkı dinleme hakkın olsa bu hangi şarkı olurdu?

✗ Hayatın boyunca sahip olmak istediğin bir yeteneğe kavuşmak için sadece boyunun on santim kısalması şart koşuluyor? Kabul eder misin?

önemli not: bu sorular zamanının çok bi efsanesi fol dergisi'nin bi sayısında yayınlanmıştı, aklımda kalanları yazmışım taa ne zaman bi word dosyasına, hazır pc temizleme kafasındayken işe yarasınlar didim, kaş, torba, alaçatı, lefkoşa merkez..  

ϟϟ gece gece eyyorlayasım, faşşik faşşik yorumlar yapasım gelmiş ϟϟ


 kızlar defalarca söyledim yine söylüyorum, şu askılı, boyundan bağlamalı falan mayo bikinileri giyiyonuz da, az bi önlemini alın bari yaoo, ben bütün yaz " göğsünden boynuna doğru beyaz bir yılan gidiyor" isimli eserinizi, boktan mayo izlerinizi görmek zorunda mıyım ya, straplez diye bişi var bilmem hatırladınız mı! gereksiz yere bi ton para bayıldığınız o çapulları da atın çöpe hemen...

 tamam şimdi  34-36 beden falan olmayabilirsiniz, böle ağzınızı çemçüre çemçüre " canım yaa zayıflık bana hiç yakışmıyooo" deyip kendinizi de kandırabilirsiniz ona lafım yok da, kaba etinizin lömbürdediği taytınızın üstüne kısa üstler altına da babet giymiyonuz mu, orda sıkıveresim geliyo ümüğünüzü.. 

 sayın erkekler, sözüm size! hani siz şimdi böyle gevşek gevşek "yaa şöey hımm, henüz kendimi evliliğe hazır hissetmiyorum " kafalarındayken manitanız internetten gelinlik bakıyo falan ya, götünüz kalkmasın, kızın derdi sizle evlenmek falan değil, onun derdi gelinlikle evlenmek!  siz de işte arada duvak gibi, inci kolye, eldiven gibi tamamlayıcı bi unsursunuz sadece.. ciddiyim bak, bu kadar önemsemeyin kendinizi.. 

 moda ve makyaj blogu yazan kızlar! ya insan bu kadar mı sıkılmaz kendini tekrar etmekten, her gün yok ne giydim yok ne giycem yazıları, şu moda haftasındaydık, filormar yaz sezonu ojelerini çıkardı falan offf.. tamam gayet ekmekli ve de eğlenceli bi dönemdi, hep birlikte,yazdık okuduk falan ama yeter yahu. bi de reklam alma, blog üzerinden para kazanma kafası bana göre değilse bile anlaşılır bişi, gayet de gideri var ama o copy+paste yazılar nedir allaşkına, o kopya çekilişler nedir! anladık bugün de h&m de indirim vardı, anna del ruso yine süperdi, ama yani eeee peki sonra.. bu nası bi vizyonsuzluktur lan..

 konu bloggerlardan açılmışken, o siyah layer üzerine griyle yazan akıllılar, kuş boku kadar fontlarla mininminnak yazıp gözümü kör edenler, devam edin siz evet, soğutun kendinizden.. te allam.. 

 fespuku sadece birilerine laf sokmak için kullanan insanlar, çok ilginç ve dönülmez kafalardasınız siz valla bak, ben anladım..

☠ şimdilik bu kadar.. 

bazı şeyleri netleyelim!

 acıtasyon değil o ajitasyon!

 "direk geldim" yok, direkttir o emin ol!
  
  allah özene bözene yaratmamış! özene bezene yaratmış!

  hani o herkez var ya, işte o aslında herkes !

evet romalılar! bunlardan bin tane örnek daha verebilirim ama allah da bin türlü belanızı vermesin lan! hiç mi kitap okumazsınız!

şimdi de olası karşı ataklara cevap kısmına geçebiliriz!

1. BÜYÜK harf kullanmıyorum çünkü sevmiyorum, belki bazen özel isimleri o şekilde yazabilirim, ama orada bi anlam vardır, şimdi bilmek zorunda değilsin, anlatmak zorunda değilim! ama latife hanım kemal atatürk'ün  "k"sine hitaben ömrünün sonuna dek bütün "k"leri büyük yazmış..  evet canım, sözcük ortasındakileri bile! hemen örnek verelim: hamaK, hariKulade gibi..

2. kelimeleri istediğim gbi değiştirebilirim, iş başvuruna özgeçmiş yazmıyorum burda, eleştirel de düşünmüyoz, amaç just beyin mıncıklaması, hem blog benim sanane be sanane.. 
"bir" demem "bi" derim, çok demem "çoh" derim, derim oğlu derim.. orası seni ilgilendirmez + dünyada kendime güvenimin en tavan yaptığı şeylerden biri budur, her türlü noktalama, imla vs işinde benim diyen editörün hatasını bulur çıkarırım.. olmaz cümlelerin öğesini bebek okşar gibi acıtmadan ayırırım.. o yüzden burdan eppek çıkmaz sööliyim ( bkz:söyleyeyim)

3. küfür etmek çok güzel bişi! ordan bakınca cinsiyetçi bir eylem gibi görünebilir ama banane lan, çelişki seviyorum ben!

4. çohsıkıldım bu kadar yeter şimdilik! 
  esen kalınız 

19 Tem 2012

internetsiz 7 gün!


evet  7 gündür kablo krizi yüzünden netimiz yoğudu ve bugün dünyanın en süper bilgisayar adamı gelip bizi yeniden dünyaya bağladı.. ha o arada arnin'le çoh güzel gezmeler yaptık, çiko bey'in mutlaka olması gereken aşıları da bu dönemde bittiğinden kendimizi rahat rahat sokaklara vurabildik,çok yürüdük az konuştuk, hep su içtik, hep ama..
özetle yaz olunca dışarılar çoh eğlenceli, hayat çoh güzel ama gündüzleri hariç, çünkü gündüzün denklem şu.  ERS > EDS = ölüm tehlikesi cızzt vızzt
yanü Esen Rüzgar Sıcaklığı büyüktür Egzoz Dumanı Sıcaklığı..
o derece sıcak yahu, biri tanrıyı uyarsın  çünkü bu sıcak böyle giderse ortamda yönetcek adam kalmicak! bi de ramazan gelmiş, god forevır!
yalnız goygoy kısmı iyi güzel de internetsiz uzak bi memlekette yaşamak gerçekten çok zor! annem bile arayıp " annecim feyspuka da girmemişsin hiç, n'oldu iyi misiniz, kötü bişi yok ya.. " cümlesini kurdu ya daha da bişiye şaşırmam, bu arada şükür allaama ki annem o feyspuk hesabı olup da 7/24 darlayangillerden değil, ki bu "değil" hali, bi de olsa oowwoow töbe!
neyse; netin olmayışı bana uzun süredir yapmam gereken işleri hatırlattı, mesela adeta bir gayya kuyusu, bir şeytan üçgeni, bir adam yutan haline gelen sevgili lebtobum artık sağlam bir dezenfekteyşını çoktan haketmişti ve her seferinde of pof deyip silmediğim, ellemediğim dosyalar, resimler, ödevler bin tane ıvır zıvır her şey silindi kalanlar yerli yerine gayet güzel kitlendi. uzatmaya gerek yok, yaklaşık 4 gb kardayım ve sildiğim en büyük şey 5-10 mb falandır. anla işte ne haldeydi yafrucak, sesi bile azaldı sanki..
tabe o arada burası için ayırdığım yaklaşık 15 milyon şeye de bakma fırsatı buldum, yani çok pardon ama benim onlardan yavaştan kurtulmam lazım o yüzden hazırsanız başlıyoruz.. 

varan van: tayland'da sel baskını olmuş da ne zaman ben de bunu saklamışım.. dicek bişi bulamıyorum bu fotoya, bi gün rol icabı falan ağlamam gerekirse bunu açıp sadece 3 sn. bakmam yeterli ben onu bilirim onu söylerim.. 
ama çohacıklı diğ mü nan..

varan tüuv: gençliğimin baharı "k.cobain niye öldü ki lan!" diye üzülmekle geçti, taam şimdi düşünüce çok saçma biliyorum ama yine de allah sıralı ölüm versin kardeş.. und kurt mein bruder forever.. bu resmini hiç hiç hiç görmediğimden çok bi şaşırdım, çok güselmiş.. bak misal yazdıklarıma bakıyo şu an..


varan tırii: bulursam dünyanın en ikoncan iki insanı olan the r.merve ve betunoir kişileri için bu telefondan ziparij etcem, çünkü onlar gönlümün ivana'ları, ve böyle bişiden eksik kalırlarsa ailece çok üzülürüz biz. (sonik+2) 

varan foo: evet sayın çiçeeemler, farkındaysanız paraya kıyıp size hayvan gibi konsept mobayl alıyorum, bana şu oje görünümlü şaheserden bulun da aşkımız bir ömür sürsün. yeah givmifayfmeen!


varan fayf: fayf sensin varan da götüne girsin! (şair burada kafakarışıklığı temelli agresyon içinde çünkü kahvesi bitti!) neyse bu da simsten bir kare.. selam çakmak için bu bloga özel foturaf çekindim yani bi takdir bi teşekkür falan.. bu gece blog açısından uzun olabilir çünkü rabbim kimseyi netsizlikle sınamasın, görmemişin kablosu olmuş falan amin orrayt..

11 Tem 2012

içki bütün kötülüklerin anasıdır..

hayat güzelse
ve çok sevdiklerim yanımda ise
ve onlarla her yer daha da güzel ise
 yeterince beylis insana çok değişik şeyler yaptırabilir.. 
(bkz: son şiirim)

peki ama sen neredesin be betunoir'ım..

hayat sen bize adil davranmadın!

+ yakın bi zamanda "" kendi adımla yazasım var, belki yapabilirim öyle bi çılgınlık "" demiştim ya.. bırak yao, yalan o iş.. bu hayat formatında mümkün değil, en başta my müstakbel job gereği.. çünkü ışık saçmak bizim işimiz.. since 1923.. 

+ şu an ntv açık evde, tayyipus konuşuyor..  götünde roket var misali, ha babam sallıyor dağa taşa..  bi gün böyle o gazla giderken, ayakları yükselecek, tepeden tepeden aşağılara baka baka konuşmaya devam edecek gibi geliyoğğ.. 

+ dün işim vardı okulda, dönerken okulun otobüsüne bindim gayet relax relax.. anam o da ne? başka yere saptı bus, ama dedim öğrenciler gitti ya tek otobüsle ring yapcak bu, neyse git babam git, şehrin sonuna kadar gitti bildiğin, yani harbi sonu, limanın yanındayız nan, daha nolsun.. sonra gittim sordum; numerolar değişmişmiş, owwmaygad! indim tabi ama ne taxi var ne bişe, hayır yürünmeyecek mesafe değil kasınca ama o sıcakta, o nemde! eve ulaşana kadar 2 butik 1 markete uğradım, bişi alcaamdan değil tabisi maksat güneşten yanmış kafamı klimalı ortamlarla serinletmek.. ama acıdım kendime cidden ba.. yüzümde 50 faktörlü krem vardı ama yürürken oramın buramın yandığını hissettim resmen..  omuzlarda karamız omuz uçlarında acımız büyük.. 

+ isviçreli bilim adamları, hafızamızdan ezel'i sildirip baştan izlemenin mümkün olmadığını açıkladı, yıkıldım!

+ sanırm çiko da blog yazmak istiyor, kucağıma zıplayıp patilerini klavyeye, götünü de ağzıma dayamasının başka bir anlamı olabilemez.

+ feyspukta her bir hareketim zukerberg'e bilmem kaç dolar kazandırıyomuş.. bunu da "hani bak bilesin şunu, ayık olasın"  falan gibi söylemiyolar mı.. te allam, adam mucit macitlik yapmış işte, benden yana olan karı anasının ak sütü gibi helal olsun, o olmasaydı ben ve benim gibi sevdiklerinden uzakta olanlar kafayı yerdi bak o ücra memleketlerde kadar da eminim.. teknolojinin gözünü seveyim, geçen kış abimle annem bi yerlere geziler yapmışlar, abim de fotosunu çekip koymuş feyspuka, görünce ne kadar mutlu olduydum anlatamam, çünkü çok mutlu gözüküyolardı.. denizler ötesinden bi sevinç dolduydu içime.. 

+  tanrı klimayı icat edeni kutsasın! amen!

7 Tem 2012

zeitgeist / venüs projesi hakkında düşündüklerime gelince..

tikat tikat: 
1. bu yazı bol miktarda spoiler içerir.
2. yine tamamen götümden uydurup saçmalamış olabilirim.
3. toplamda 6-7 saatte yazılmış bir yazı olup, o ara kahve-yemek-bulaşık-kahve ve hatta tv araları verdiğimden, bölük pörçük yazmış olabilirim.. ama yani n'apabilirim..
4. aman o kadar da ciddiye alacak bi durum yok, don't panic bebeYim!

evet genssler, ne zamandır aklımda olan şu zeitgeist belgesel serisini dün itibariyle izlemiş ve bitirmiş bulunmaktayım.. tüm seri, dünya, abd, terör ve çevre gibi konularla ilgili bildiğimiz gerçek kere gerçek şeyleri bir kez daha söylüyor ama bu fimlerin içeriği "aman ben biliyorum zaten bunları pırt" diyemeyeceğin kurgu ve donanımda.. 
mesela; evet biliyoruz, 9/11 meselesi tamamen bir harakiri ama bir fizik adamı çıkıp da "" 5 uçak aynı anda girse o bina yine öyle çökmez! "" deyip bir de kağıt üzerinde bunu gösterince baya bi sağlam nefret ediyosun sana gerçek diye sunulandan..

aslında başından sonuna bunlarla ilgili bin tane şey yazarım, hatta izlerken düşündüm ama uyudum uyandım ve yazasım falan geçti. belki sübliminal mesaj olaylarını kullanıp beni de etkilemişlerdir.. çünkü dün gece rüyamda çok acayip şeyler gördüm.. bilmiyorum olmayabilir de.. günahını almiyim şimdi adamların, töbe!

ama uzun uzun yazmama sebebim sadece videolarını izlemesi bile yaklaşık beş saat alan bu şey hakkında yazmaya üşeniyor oluşum değil, konu hakkındaki düşüncelerimin henüz olgunlaşmamış olmasıdır.. a-a inanmadı, yeminlen bak!

o büyük ve gizemli adamlar var ya hani, işte artık biliyoruz ki bu adamlar kelimenin tarif edemeyeceği kadar güçlüler. bi tek, yumurtaya can vermedikleri kalmış (ki belki de lex luthor tarzı malikanelerinde bunu bile yapmışlardır.) ama şöyle de bi durum var, eğer o adamlar istemese ben ne bunları izleyip okuyabilir ne de yazabilirim.. internet askeri-siyasi bir güvenlik ağı amacıyla icat edilmiş bişidir, bunu yapan da abd'dir, bir cümlede bu üçü geçiyorsa orada para varır, e para deyince..  
yoksa içimizde hala, internetin biz feyspukta sosyalleşip farmvil oynayalım diye keşfedildiğini sanan insan evlatları mı var.. oo şayzee!

kıssadan hisse; kimse bana bu tayfanın, başını Fresco'nun çektiği bi grup don kişot olduğunu söylemesin şimdi, buna hazır değilim gerçekten, yani babamın oğlu gelip anlatsa şu venus project işini huylanırım her türlü..

ama dersen ki ""fikirler kötü mü?"" 
yok abijim, ekmek musaf çarpsın söylenen her bi tespit öte süpersonik.. yalnız dünyayı şu yandakine benzer teknokentlerle donatma fikri.. yok şimdi bu olmadı, yani günbegün kendimizi bitirmeye doğru gittiğimiz evet her türlü doğru ama bi sorsana be kardeşim, jetgiller gibi yaşamak istiyor muyum ben! elin amerikalısına, tokyolusuna göre hava hoş ama şimdi bi adalar, bi balat gerçeği var bu dünyada.. sen şimdi koskoca istanbulun üstüne asfalt döküp böyle teknokent yapınca iyi mi olcak, no anacım no! beni aşar bu iş!

bilim ve teknolojiyi kıble alıp, doğaya hakim değil, ona ait olarak yaşama olayı dünyanın en giderli fikri bence ama bu açıdan bakınca yeni bişi var mı emin değilim. neredeyse tüm dinler de süper ve kusursuz dünya formülünü gayet net vermiş kendince. hadi dini bile geçtim, imagine diye şarkı var, mükemmel dünya manifestosu lazımsa aç yutuptan tek tıkla dinle.. ama işte önemli olan pratikte ne kadar meyilliyiz bu işlere..

yani savunacak değilim ama şu da var ki kimi yerlerde ""paranın olmadığı yerde motivasyon yoktur, insan psikolojisi motive olmazsa çöker"" falan gibisinden yorumlar okudum. ay uf geçiniz şunu riciedicim, zaten bütün bitişimiz paraya odaklı ve onu kazanıp tüketmeye yönelik çabalarımız yüzünden olacak.. parayla motive olmadığımız yerde sanat gelişir, estetik gelişir daha benim kültürümün yetmediği bi sürü şey gelişir.. paranın olmadığı yerde eşitlik vardır, eşitlik olan yerde şiddet yoktur, olmaz olamaz! paraya odaklı yaşanmayan bi sistem mümkün müdür bilmiyorum ama mümkünse ben her türlü ekşına varım. 

mesela einstein'a türlü sebepten bi ton antipatim olsa da sadece şu yandaki aforizması için bile saygı duyarım. yani habire "fak dı sistım" desem de fındık kadar aklımla ben bile ona "fak" deyip isyan etmenin bana ve bize hiç bir şey kazandırmayacağını biliyorum. bu her gün uyanınca küfür ettiğimiz ve bizi her açıdan eriten sistemin içinde, hayata dair kurduklarımızın onda birini bile yapamadan ölüp gideceğimizi biliyorum. terör diye plastik bir kavram yaratılıp paranoya toplumuna dönüştürüldüğümüzü ve her gün daha çok borçlandırılarak burnumuzun boktan çıkmamasının birilerinin nasıl da işin geldiğini biliyorum. en yakınımızdakinden korku duyarak yaşamaya doğru yönlendirildiğimizi ve 'böl/yönet' politikası ile nasıl da güdüldüğümüzü biliyorum. sonumuzun paraya odaklı yaşamak ve her şeye karşı faşist yaklaşımlarımız sayesinde geleceğini de biliyorum.

yani şöyle söyleyeyim, ikinci film'in ilk bir saati var ya, ben o süre içinde (süper anlaşılabilir bir  dil ve şahane bir vizyonla) anlatılanları öğrenmek için, okulda bir koca dönemi harcadım.. hatta bana öğretilenler filmde anlatılanların yarısıydı desem yeridir. benim gibi (toplumun köle statüsündeki) normal bir insan için bu ne büyük bir kayıptır.. harcanan zaman, enerji, para.. gerçekten abartmıyorum, bir dönem boyunca aldığım ve A ile geçtiğim dersi, dünyanın en baba psikologlarından biri youtube'ta anlattı işte bana, hem de çok daha iyi bir şekilde... buyur burdan yak.. ( bu arada bahsettiğim konu insan doğası(!) fikri ile faşizm  ilişkisi adı altında geçiyor, tabi başka şeylerle birleşip..) 

aslında özünde söylemek istediğim tek şey şu; zeitgeist/venus project tamamiyle çıkarcı new age bir tarikat olabilir, j.fresco ve yanındakiler şarlatan olabilir, sundukları her şey bir ütopyadan ibaret olabilir ve viral kampanyalarla yeni dünyanın hayal tüccarları olabilirler.. ancak bunlar da zerre umrumda değil, bence ilk aşamada olan bitenin farkında olmak bile yeterince iyi bir kazanım. özellikle de mavi-beyaz yakalılar toplumunda gül gibi geçinip gittiğini sanırken, birilerinin çıkıp, nasıl kandırıldığını yüzüne vurması bile yeterince nefis.

bu sistemin içinde bu ve bu gibi akıl oyunları ile kandırılıyor, her geçen gün gerçekten yapay bir şekilde korkutuluyor ve daha da yapayından borçlandırılıyoruz. ben hala işin 'vaat edilen topraklar' kısmına şüpheyle bakıyorum çünkü hafızamda, bu sisteme doğmuşluktan kaynaklanan yaşam deneyimleri var ve onu aşmam çok kolay bir şey değil. ama bundan 100 sene öncesine gidip, şimdi oturduğum evde oturan kadına bugünün dünyasını, teknolojisini anlatsam o da bana götüyle güler inanmazdı herhalde.. 

diyeceğim odur ki; zeitgeist projesi ile birileri gelecekle ilgili masallar anlatıyor olabilir ama dün ve bugünle ilgili anlattıkları baya bi gerçek, bunu biliyorum.. misyoner faaliyetleri şeklinde bi zincir kullandıkları da gayet net, bu zincire dahil olmak falan kime ne kazandırır onu da şu aşamada bilmiyorum ama her türlü o belgeselleri izlemek lazım bence.. 
neyse, öyle işte..


4 Tem 2012

ben!

☥ yüzme bilmiyorum!
☥ hiç yaprak sarmadım! 
☥ ama süper sigara sarabiliyorum!
☥ bildiğim ve bilmediğim bazı şeylere alerjim var!
☥ üstteki maddeye bağlı olarak hapşurma rekorum aralıksız 26!(yazıyla yirmi altı) 
☥ kitap okumadan uyuyamam!
☥ zippo çakmakla yakılmış sigarayı içmem içemem!
☥ sabahları kahvaltı yapmayı sevmem!
☥ su içmeden sigaraya dokunmam!
☥ ehliyetim yok!
☥ uykusuz kalma rekorum 3 gün 2 gece!
☥ bu rekorun sonlarına doğru hayal kahvesi'nde bi kıza çakmışlığım var! (ama haketti kaltak)
☥ çok ağır laf sokabilme kapasitem var! (ama artık senede bir, o da kime dek geldiyse sorry vallahi)
☥ kaç tane mail adresim olduğunu bilmiyorum!
☥ hayatımda bir kere nikah şahidi oldum onlar da senesine ayrıldı! (bi daha töbe)
☥ ağzına terlikle vurulacak derecede yemek seçen bi insanım!
☥ yoğurdu light yerim ki mayoneze yer kalsın!
☥ tipim öyle göstermese de içimde insan sevgisi var! ( vallah-i)


neyse şimdi aklıma geldi bunları yazdım, bi de yazarken ne dinlesem dedim, tesadüfen şu çıktı karşıma. bu kız epey küçümendi, ben hala içki içip barlarda fink atıyodum düşün, ta o zaman mojo'da çıkıyolardı yanlış hatırlamıyosam.. neyse, kendi büyümüş sesi daha güzel büyümüş, şarkıyı da gayet güzel eylemiş... dinleyin bakam.. 

bi de alttaki var üsttekini sevenin bunu da sevme ihtimali mümkün-lü. 
aklma gelmişken bulunsun

etenşın piliz! deneysel peyote müziği içerir. 
sonra bana "bu ne nan!" diye caz yapmayın

1 Tem 2012

an itibariyle evden havadisler


- maybıradır taze fasülye ve çay ile kahvaltısını yapıyo, 
- bıradırımın üzerinde şu yandaki tişörtün pembesi var,
- kahvaltı için giyinmek dedikleri bu olsa gerek onun tişörtü sayesinde aşkımemnu gibiyiz, asiliz.
- maymadır evim şahane'yi izliyo.
- evi yapılan kadının ne kadar pis pasaklı olduğuna sardı çok fena.
- bi de "hadi hala çıkamadık, deniz bitti biz hala evdeyiz" diye darlama modunda.
- çiko kahvaltıda taze fasülye yiyen abimin dizinin dibinde, onu bakışlarıyla taciz ediyo.
- manyak üst komşu pazar pazar nasıl bi teknik beceriyse artık o, mutfak camlarını yıkıyo, onun camından süzülüp bina duvarının pisliğiyle iyice boklaşan su benim mutfağımın camının ebesini skmiş bulunmakta.
- hazır asalette tavan yapmışken kadına carlamamayı, kibar ve elit bir dille uyarmayı uygun gördüm. yalnız bi daha yaparsa amnakoycam manyağın, ona karar verdim.
- arnin bugün bok varmış gibi çalışıyo malesef, bi de olduğu yerde yangın mı ne çıkmış, işi uzadı diye alla bilir ne küfürler ediyodur kimbilir. (ahaha no! he's not a fireman!)
- maymadır koskoca dsmart'ta kanal yok gibi nerden bulduysa gitti kanal7'de hocalı mocalı bi dizi buldu, hayır sülalende bu adamların bir benzeri de yok ki neyle özdeşleşiyon maymadır sen!
- annemin tesadüfen bastığı bir diğer kanalın stv çıkması sonucu beni bi ürkme aldı :/
- anneme mayonu çıkar haşema alcam sana bu gidişle diye espri yapcaktm ama halim yok yeminlen.
- çiko ümidini kesti, salonun orta yerinde at gibi yan yatıp uyuyakaldı dakikasında.
- evet şu an çok sıkılıyorum bu bi gerçek.. 

mim! lenen sonik..

blog işlerinin mim vs tarzı bu sosyalleşme kısmını hala yadırgasam da bu mim pek kıymetlimiss reina'dan geldiği için bu seferlik bodoslama giriyorum.. eğer seversem gerisi gelebilir de bilemedim şimdi.. neyse efemm başlayalım bakam..


en son:
ne (?)
okudun : aşk ve öbür cinler/ g.g. marquez
izledin : tv8 şebnem ferah konseri
dinledin : cigarette song / princess chelsea
aldın : şunun mavisinden
yedin : mercimek köftesi
içtin :böğürtlenli frozen (tabi kahveyi saymazsak, kahve forevır sonuçta)
kimle - nereye (?)
gittin : arnin, madır end bıradırım' la plaja
neye (?)
sevindin : mezuniyet nümayişine
üzüldün : arkadaşlarımın tek tek gidiyor olmasına
şaşırdın : çiko'nun ergenliğe girmeye başlamasına ( büyümesene beee piss )
kızdın : yedikleri yetmez gibi hala daha gözüme gözüme girmeye çalışan sivrisineğe
karar verdin : yazı renkli geçirmeye.. 


bu mim'i kime yolluyorsun?
şimdi bilemedim o kadarını, kim okuduysa ona yolluyorum..

...

o gülümseme bile yeterince "can not believe" diyor sanki ^_^

...

evet bu da olmuş

Lanvin yine delirmiş!

o nasıl bir vitrindir bebişim wuuuu

...

zamanın ruhu

son günlerde olan biten..

+ maymadır end dı bıradır geldi denizler ötesinden, ilk on dakikadan sonra yine kavgalarımız başladı.. eşşek kadar ve hatta evli barklı insan  oldum hala ergen gibi isyan edip "annee yeaa" diyebiliyorum, sanırım bu durum hiç bitmicek..

+ temiz deniz gören masum istanbullu misali 7/24 denize verdiler kendilerini, ama yok töbe yukarda alla babam var, abicik paso kpss sorusu çözüyo, işalla olcak bu sefer, dinimiz amin..

+ mezuniyet töreni var dediler, atılacak kep var dediler.. gittik attık.. al bu da cabası seni şeref belgelerine boğuyoruz dediler, öptüm başıma kodum..

+ yalnız bu tören şeysi yüzünden hayatım boyunca bu kadar foto çektirmemiş olabilirim, çift destineyşınlı düğün yapmış insanım, o zaman bile bu kadar foto çekinmedim yeminlen.. 

+  arkadaşlarım memleketlerine döndüler ve dönmeye devam ediyolar.. her gidenin bıraktığı mesaj içime oturup yerini buluyo.. bunu yazsam bitmez şimdi, üzerine yazması çok zor ve acıtan bi madde oldu bu.. dıııııtt pas..

+ abicik gelince farkettim çiko yavvrım  ilk defa ben ve arnin'den başka biriyle doyasıya oyun oynayabildi.. malum bizim kızlar çiko'ya bakınca  5 kiloluk  bi terriercik değil  45e 45 bi pitbull görüyolar-idi.. ühhühühü neyse oralara girmicem evet.. dııııııııtt... :(


+ annem ve çiko ilişkisi düşündüğümden daha kolay oldu.. annem hala çiko'nun ona 30 cm'den fazla yaklaşmasına razı değil ama yemek vakti azcık geçse "hadi kızım kalk bak acıktı yazık" dediğinde gözlerim yaşarmadı değil..

+ gözümün olduğu bi yer var, müstakbel iş başvurularım içinde henüz tek cv bıraktığım ve en çok istediğim.. bıraktığımın ertesi günü arayıp görüşmeye çağırdılar.. mevzu bahis görüşme şeysi 2 gün sonra.. tam burada evli kartımı kullanıyorum ve "hayırlısı bakalım  inşallah" deyip bunu düşünme stresinden kendimi azad ediyorum.. 

+ geçen günlerde uzun zamandır yapmadığım bir şey yaptım ve sabahladım.. pinterest'e sarmaydı o blog bu blogdu derken birinde bi liste gördüm çoğhojuma gitti.. 1001 gün içinde yapılacak 101 şey başlığında.. çoğ özendim, açtım wordü başladım kendi listemi yapmaya ama list 60 küsüre geldi tıkandı.. hani 101 olacaktı, pek de şık duracaktı falan dedim ama yok, çıkmadı 101 şey, ha şimdi o hayınlar zalımlar gitmeyeydi o liste 200'e bile çıkardı ama olmadı böhühüh dıııııııııııııııttt..

+  an itibariyle tv'de izlediğim son şey disco kralı'ndaki şebnem ferah konseri oldu.. cicicuvv.. bişi söylememe gerek var mı.. 

+ annem sağolsun adını bile duymadğım dizilerin sezon finalini el mecbur izledim e tabi merak o biçim, bakalım eylül nası gelcek, bi de 'muazzez' hangi dizideyse o dizi kaldırılsın lütfen, öğğk böğkk

+ az önce yazdığım şebo konseri yüzünden uyuma vaktini geçirmiş bulunmaktayım, şimdi uyusam katiyen erken kalkamam ve  deniz delisi annem çok üzülür sabah ezanıyla birlikte suya dalamadı diye, ondan sebep az sonra gidip kahve yapıyorum.. 

yani bu gece bebegim-blogum  açısndan çok verimli geçebilir, daha ne di mi..
^_^



Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...