27 Nis 2012

yani şunu da gördüm ya..

"Dudaktan öpüp her şeyimsin diyeni değil, 
alnından öpüp helalimsin diyeni sev." 

ahahhaha! artık maya takvimi ve 2012 olayına kesinlikle inanıyorum.. 
bitmek üzereyiz ki zaten şöyle cümleleri uzaya yollarken uzaylıların en kısa zamanda gelip dünyayı ele geçirmeleri ve de gereken ayarı vermeleri yakındır.. 
hayır yani onca sene kent insanı olup entele vurduk da yine kaçamadık ya şunlarla karşılaşmaktan yanarım yanarım ona yanarım.. of yahu off, başka bir dünya mümkün diyen ergen dilin kopaydı Sonik!

bahar her ne kadar cart diye gelip tüm poleni boku püsürüyle

alerjimi tavan yaptırtıp ebemi sorsa da ona olan bu arabesk aşkım bitmeyecek konulu uzun cümlemin sonuna gelmeyi başarabildiğiniz için hepinizi kutlarım.. evet bu da ödül plaketi baaabında görsel..
ama şimdi ne güzel ortam di mi! mutsuz bile olamazsın burda, utanrsın !

ben sana mecburum bilemezsin corç!

bu dönem dünyanın en gerizekaa ders programına sahipken şu şeye delicesine ihtiyacım var!
işin en anbilıvıbıl kısmı ise göt içi kadar yerde bir yatak bir masa 
ve hatta dahasının gayet de sığabilmiş olması..
yani sabah gider dersime gider öğlene kadar uyur sonra yine derse girer sonra akşamüstü olan dersime kadar kaavemi ciğaramı tv karşına kurulup böyle gayet relax günümü geçiririm.. 
ha bi de sabahın 8 bıçığından akşamın 6-7sine kadar uzayan bir günden bahsediyorum boru değil!
ama şunun küselliğine bakar mısın yao! herifçioğlu duvarına çerçeve bile komuş!

25 Nis 2012

sakıncalı hareketler serisi

sirkleri, 
yunus izleme yerlerini, 
petshopları, 
golf sahalarını, 
kürk giyenleri, 
sidik gibi koktuğunu düşündüğüm redbullvari enerji içeceklerini, 
tüm uyarılarıma rağmen vodka enerji ve türevlerini içenleri, 
feyspukun her yaptığımı bok var gibi milletin ana sayfasına salmasını, 
bi kaç sezondur moda olan önü kısa arkası uzun elbiseleri, 
leopar desenini, 
dantelli matmazelcik bluzunun altına krampon gibi spor ayakkabılar giyen kırocan kızları, 
eline iki kitap alıp da okumaktan aciz olduğunu bildiğim insanların feyspukta falan full siyasi aforizmalar paylaşmalarını,
taytın altına peg bundy tarzı, bileksiz topuklu ayakkabılar giyenleri (ha ona yakışıyo o ayrı),
rock sever bi kişi olduğum için tüm rock şarkılarını fanatikçe seveceğimi düşünenleri,
evlendim falan diye habire salak salak "ehehehe mehehe nası gidiyo evlilik, bebek ne zaman " diye soranları,
muhabbet ne olursa olsun bi derdini söylediğinde yavşakça "ayy kıyaameeammm" diye atılan kızları,
böyle ne güzel bişiler yazarken işimin çıkıp yarıda bırakmak zorunda olmayı
sevmiyorum!


22 Nis 2012

bir pazar günü klasiği

Arnin : köpeğine söyle ossurmasın ikide bir,  çok pis kokutuyo!
Sonik : uu! şimdi benim köpeğim mi oldu?
Arnin : neyse, hadi kahve yapim ben..


...


Pııırrtttt 


!!!


&  A  : öffff ya yine mi yaağğ, off Çikoooo!

sevgili evren..

özel bi günde giymek için bana bu elbiseyi acil yollaman lazın, 
bu sefer yollaman şart çünkü gerçekten hayırlı bi iş
şimdiden çok teşekkür ederim cnms xoxo 

ehhehe meheheh

çok komik nan

bir conversi simli hale getirmekten daha krocan bir şey

varsa, o da onu alıp giymektir! böğk

17 Nis 2012

bugün buraya sadece..

evimizde bir dönem kendimizce yaşadığımız yas günlerinde içimden bir şey yazmak gelmediğini..


sonrasında vizelerimin beni zorlayarak değil ama aşırı derecede sıkarak geçtiğini..


daha sonrasında evimize katılan süs gulisi Çiko bey ile iıntegreyşın dönemimizde yaşadıklarım ve diğer hayat gaileleri sebebiyle oturup da bir şey yazmaya fırsat bulamadığımı..

ve en son olarak da her ne kadar içimden hala bir şey yazmak gelmese de caaanım blogumun varlığını unutmadığımı belirtmek için 
yazıyorum.. 
saygılar..

6 Nis 2012

...


güle güle " ihtiyar " ..

sevdiğin birini kaybetmek zor..


..ama çok sevdiğinin, sevdiği birini kaybettiğini öğrendiği anda hissettiğin o bet duygu, o çaresizlik varmış bir de meğer.. 
işte o çok fena imiş.. kendini bir saniyeliğine de olsa gereksiz hissetmekmiş..  
sonra günler geçermiş, sen sevdiceğin gitgide daha iyi hisseder diye umarken; ve O, dünyanın en bi gül yüzlü, en bi  güler yüzlü insanıyken günler geçermiş de  yüzündeki o "yok"luk ifadesi geçmezmiş.. ve tüm bunlar olurken elinden gelen tek şey, dokunmakmış.. "burdayım" demek, "akşama ne yiyelim" demek, sonra gizli gizli onu izlemek.. 
birlikte yaşanılan her iyi ve her kötü şeyin daha da yakınlaştırdığını hissetmek.. 

7/24 götünle güldüğün kayahan kayahan konuşmaları ilk ağızdan söylemek ama bundan zerre gocunmamak varmış bir de.. 


varmış işte..


Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...