12 Mar 2012

dünyadaki bütün gıda kaynakları tükense..

ortamda su ve kahve olduğu sürece hiç bişi şeyimde olmaz da o çikolata yok mu o çikolata.. of yahu of! yani şimdi bi de allah babam günah yazmasın ama burda ekmek diye yedikleri ile bizim bildiğimiz ekmek başka dünyalardan gelmiş.. yani düşün mesela pırasayla kiraz ne kadar birbirine benziyorsa bizim oraların ekmeğiyle burdaki öyle bişi.. o sebepten, bi türlü o doyumu alamadığım için onun da ayarını kaçırdım bi zamandır.. neyse.. eppekti, çikolataydı, orta şekerli kahvelerdi derken benim göt oldu mu sana leğen! vallahi olmuş! 
bi zamandır farkındayım ama Arnin sıska hatun sevmiyo diye, "ehehehe mehehe böylea iyi yeaa hacı" diye gevrek gevrek takılırken o leğenle geçen gün bi gözgöze geldim aynada, dedim çüş! yuhh! oha! acilen bişi yapmalı.. hani bişiyi görmezden gelirsin gelirsin de sonra bi an gelir o şeyle bi karşı karşıya gelirsin artık tamam bitmiştir, başka şey düşünemezsin.. hah işte aynada götümle karşılaştığım o andan sonra beynimin içinde şu çalmaya başladı ve kendi kendimi sakinleştirme çabalarım sonucunda çok şahane olduğuna inandığım kararlar aldım..önce tabi her mal türk kızı gibi internete girip kendime diyet aradım, çünkü bu bilim değil, diyetisyenlik falan diye bişiye ne gerek var, biz türküz doktora gidip 'ben şişkoyum bi çare bul' falan ters bunlar bize.. 
her neyse işte girip bakmadığım diyet kalmadı.. bu aralar en trendy olanlar dukan ve karatay diyetleri imiş.. garantili imiş falan falan ama amına koycam bu diyetleri yazanların afedersin de bu dünyada vejeteryan insan diye bi olgu var, ben şimdi et yemeyen bi insanken nası yapim o dukan diyetini! adam nerdeyse kahvaltıda kuzu çevirme yedircek bana! çüş yahu! hangi diyete girsem et dolu!

hayır eskisi gibi zibidi bi hayatım olsa neyse, bi gram peynir, bi domatesi atarım ağzıma doyarım ben zaten ama yani sağolsun dünyanın en düzenli beslenen insanıyla evliyken o iş zor tabi! bi de yani anası bir yumurta nasıl kırılır öğretmemiş ki adama kalksın kendi yapsın.. ben de artık iyice kocakarıya bağladım galiba o yedikçe bana bi mutluluk bi rahatlama geliyo diye verdim kendimi böreğe çöreğe.. neyse yani "al dolap orda çiçeğim hazırla ye " gibi bi durumum olmadığından ona yaptıkça canım istiyo oturup bi güzel ben de veriyorum kendimi yemeğe.. burdan da anladım ki evli olup zayıf kadın kalmaya çabalamak bile yeterince zorken benim hali hazırda bir asya kıtası formatındaki göbeemi eritmem zor.. zor ama şart yahu! kendimi bildim bileli, kendini şişman sanan zayıf kız iken, şimdi şişman olduğunun farkında olan şişman olamam.. ay bi de sıfatıma tüküreyim afedersin de yani yıllar yılı nerde yemek yiyen şişman görsem bastım kahkahayı.. ne bilim hani böyle tipik şişman yiyişi vardır ya bi eliyle dürümü tutarken diğer eliyle ısırdığını ağzından içeri iteler falan.. işte o benim "güneş gözlüğü takan bebe" olayından sonra sanırım en çok güldüğüm şey.. işte gül gül şimdi başıma geldi! shit!
neyse işte böyle o diyetin sapı bu diyetin çöpü, eşşeğin şeyi derken bi tane kendime uyanınını bulamadım ve de kendi diyetimi bilim dünyasına hediye etmem gerektiğini farkettim, ha şimdi dersen ki çok büyük bi şey mi buldun, yok tabi yeni bişi bulmadım ama benim şimdi anladım ki normal insanlarda mucizasyonlar yaratan o şeyleri yapmam mümkün değil, hele ki spormuş yok efenim her gün 40 dakka yürümelermiş falan.. ben o 40 dakka boş vakti bulsam zaten düşünce gücüyle, üstünde oturken bile eritirim o götü.. her neyse gelelim adıyla müsemma SonikPanik diyetinin olayına.. 
bi kere kelime çağrışımı açısından Sonik olcan, yani böyle cool olcan kasmican, habire gidip aynaya bakmak, tartılmak, ayhh acilen incecik olmalıyım falan.. bunlar katiyen yasak, yani tahin pekmez ne kadar yasaksa o kadar yasak düşün.. ama işin bi de Panik boyutu var.. işte o da tam gözünün önünde böyle çakuletler falan uçuşmaya başladığında panik yapcan, kalkcan bi bardak su içicen, ama yani çişin gelene kadar su içicen, zaten o ara kalk tuvalete git yok efenim elini yıka falan derken vallahi unutuyosun.. ha bi de lağvboya kadar gitmişken bi de dişini fırçala, zaten diş macununda şeker var falan diye o tat seni bi süre idare ediyo.. neyse salona dönene kadar unutuyosun canının istediğini, ama şimdi de canın sigara isticek.. heh işte tam fırsatı, dişini fırçaladın ya o ağızla sigara iğrenç gelir, sen bi bardak daha su iç..oooh serin serin.. 
sonra bir diğer önemli nokta; tv izliosun di mi şimdi, çat reklam! o reklam logosunu gördüğün anda değiştir kanalı acilen.. sakın reklam izleme! çünkü az sonra yok enfes çıtır kremasıydı yok biscolatasıydı derken kapitalizm bütün diyetini çöpe atcak.. 
sakın reklam izleme corç! 

diğer bir diyet bozan olaysa el mecbur gittiğin market alışverişi.. sen ne kadar kaçsan da her şey üstüne üstüne gelcek, o yüzden sakın aç karnına markete gitme, ha diyetteyim ulan hep açım dersen, markete girince önce bi textil ya da kitap reyonu falan bul, orda karşına kesinlikle sahip olmak isteyeceğin bişi çıkcak! sonra küçük hesapların adamı ol, kendi kendine de ki: "şimdi ayı gibi gidip aburcubur alacağıma onların parasıyla kitap alırım yaoo, her türlü kardayım" de! bu taktik de şahane işe yarıyo söyliyim.. 
gelelim bir diğer maddeye.. dışarda yemek yemekten hoşlanmayan ve çok afedersin tufaalete girmekten nefret eden bir bünye olarak bir iyi bir de kötü olay var.. birincisi dışarda yediğin yemekte lezzeti tuttursunlar diye basarlar tuzu basarlar yağı, sen de gereksiz  bi dünya kalori alırsın! allahtan o konuda şanslıyım, çok nadir tutamam kendimi bişi yerim çünkü bana her şey pis geliyo, bi kere ben ne bilim şimdi o tost yapan adamın tuvaletten çıkınca elini yıkayıp yıkamadığını! böğkk düşünmesi bile tiksindirdi şimdi.. neyse o açıdan rahatım kısacası ama gel gör ki diyetteki her kadın cinsi gibi dışarda haldır haldır su içmemin de imkanı yok çünkü benim için, bizim ev ve annemin evi dışındaki bütün tuvaletler pislik yuvası. ona da girmemek için dışarda içeceğim su miktarı belli, ama süperzeka bi insan olduğum için çaresi hazır, bütün akşam su içiyosun, ver allah ver su içince zaten geç uyanmak istesen de bünye bi yere kadar dayanıyo sonra seni erkenden uyandırıyo böylece erken yatıp erken kalkarak diyetine bir yıldızlı pekiyi daha eklemiş oluyosun.. bu arada erken uyumak ve leptin hormonu denilen şey arasında süper bi korelasyon varmış ama o kadarını da kendin araştır, yaz yaz elim ağrıdı.. neyse..
teorik olarak uygulama şekli bu.. pratikte yazıldğı kadar kolay değil tabi, misal geçen gün Arnin'e bu diyetten bahsettim isim vermeden, bakim ne diyecek diye.. önce bi dinledi dinledi falan sonra "ne diyetiymiş bu" dedi.. "ben buldum" dedim iki saat güldü. neymiş efendim " ben buldum " deyince aklına pınar beyaz reklamındaki beyin midir nedir tuhaf yaratık var ya o gelmiş.. 


tabi o öyle deyince benim aklıma o pınar beyaz o ekmek off nası oldum.. ama dayandım ve de mutfağın en uzağındaki koltuğa oturup ales kitaplarının içine gömdüm kendimi.. 
acı yok raki acı yok..

Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...