6 Şub 2012

şimdi bi şey anlatıcam..

eskiden bi gün sanırım bundan 5- 6 sene önce falan depresyondaydım ben.. benim depresyonum yalnız çok pis cidden! böyle günlerce evden çıkmak istememeler.. sanki o iğrenç dizi müziklerini kıraç değil de ben yapıyomuşum gibi  salak salak alaturka melankolik haller, yastığa yorgana gömülüp sabah başladığım tuğla kıvamında kitabı akşamına bitirmeler, herkesten nefret etmeler, hep bi tembellik falan.. piuu baya iğrenç bi insan oluyorum ama.. neyse işte bi gün böyle bilgisayar başında nette geziniyorum, ama yani o zaman ne feyspuk icat edilmiş ne bloggerdan haberim var, öyle antisoşııl bi gezinme bu..
sonra bi yerden bi yerden bi resim gördüm.. fotoğraf değil yalnız bahsettiğim, bildiğin yağlıboya bi resim.. sonra o link bu link derken ressamının adını da diğer resimlerini de buldum.. saatlerce baktım onlara o gün.. ama gerçekten bu 10-15 resmin hepsine tek tek bakarak saatler geçirdim.. sanki rüya görmüşüm de bu dmitry denilen rus adam da onları almış tuvale komuş.. öyle bi yakınlık duydum, kendimin sandım onları.. sonra bakarken bakarken başka bir gün, alıp hepsini video yapasım geldi.. şimdi olsa yine gelir ama hazır depresyondayım ya o zaman yapcak iş güç de yok yapıverdim öyle amaçsızca.. sonra yine aynı amaçsızlıkla bu videoyu yutupa ekledim.. hala neden bilmiyorum işte, o anda öyle geldi.. 
sonra aradan zaman geçti, herhalde bi 2-3 sene falan bişi.. ben depresyondan da çıktım, okula başladım, ülke bile değiştirdim o kadar zaman geçti üstünden.. bi gün bi baktım o adam, o ressam, o dmitry beni arkadaş olarak eklemiş feykfuktan.. oha dedim çüş yuh! gerçek olamaz, kesin biri şaka yapıo bana.. ama sonra bi baktım yok yao gayet gerçek bi profil bu, adamın resimleri orda, yeni yaptıkları benim görmediğim resimler orda.. bi de mesaj çakmış bana, almanca.. hö! dedim yok bu kadar da olmaz, bana eşşek şakası yapcak adam gider ingilizce yapar, hani o da olmadı açar google translate'i rusça döşer.. yok bu şaka değil.. neyse bi şekilde ben buna cevap yazdım yolladım, sonrasında zaten ricam üzerine mesajlar ingilizceye döndü ve ben o rüyalarımı yapan ressamla arkadaş oldum.. ama yani arkadaş listesi arkadaşı değil.. bildiğin hal hatır soran ve hatta dertleşen iki arkadaş.. benim zaten hayatımdaki canlarımın biri dışında hepsi başka kıtada desem yeri var.. ciddiyim ama yani bırak memleketi kıtalarımız bile tutmuyor artık öyle uzak herkes.. onlarla nasıl, uzak ama hala devam ediyorsa ilişkim dmitry ile de öyle tuhaf bişi var aramızda.. bana ilk günlerde çektiği bir mesajda ona kendi resimleri ile ilham verdiğimi yazmıştı, o videoyu gördüğünde ne kadar mutlu olduğunu anlatmıştı, beni bulmaya nasıl karar verdiğini.. 
ve hayat bazen gerçekten çok skimsokum bişi yemin ederim.. o depresyonumun içinde sadece kendimi iyi hissettiğim için baktığım o resimleri sadece canım istediği için video haline getirmiş ve sebepsizce yutupa koyan ben ve yıllar sonra onları gören ve onlardan ilham alıp yeni resimler yapan o.. bu yazıyı şimdi yazdım çünkü geçenlerde bana bir sürprizi olduğunu söyledi.. neymiş dedim.. ve gerisine hala inanamıyorum.. benim için, yao evet sadece benim için bir resim yapmış ve yakın zamanda arkadaşları istanbul'a bi gezi yapıp trip atcaklarmış :) planı da resmi onlara vermek ve bana ulaşmasını sağlamakmış.. şimdi var ya o anda bu adam yanımda dese sana resim yaptım diye yemin ederim o göbeciğini açar öper, başımı yaslarım.. bi insan evladı bu kadar sevindirilemez.. ve bu hikaye öyle güzel ki.. başından sonuna hep bana iyi hissettiren bir insanı hiç görmemiş olmam ve daha da iyi hissettirebilmesi için görmek zorunda bile olmamam.. amaçsızca ama canı gönülden yaptığım bir şeyin bana bu şekilde dönmesi.. çok güzel bişi bu.. bu etrafa döşediklerim de onun resimlerinden bazıları alttaki de malum video işte.. her şeyi başlatan o video..


bi de alakasız gibi ama aklıma geldi.. geçenlerde bizim ağır abla, biricik sanat hocamız çocuk sanatı hakkında bi eğitim programı gibi bişi var dedi 3 günlük, kalktık ona gittik.. bi abi gelmiş dünyada konu üzerine ne kadar eğitim varsa almış bu adam. o kadar yemiş yutmuş bitirmiş olayı yani. neyse bu şimdi dünyayı gezmiş ya, dedi ki "bunca ömrümde sanat nedir? sorusunun cevabına bizim programlara katılan mardinli bi çocuğun verdiği cevap kadar iyisini duymadım".. mardinli çocuk demiş ki: 

" öggretmenim sanat insanın canı gönülden yaptığı şeydir.." 

ah be çocuk.. 

Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...