25 Oca 2012

illustration görmeden yaşayamayan sonik..

öyle ki buna dakikalarca bakabilirim..

bunu bi arkadaşım gönderdi..

kız ona beni hatırlatmış.. dedim "ambiyanstandır hacu"  
hem sonik hem sonic youth olunca.. e grunge forever!

bestekar apartman :)

nasıl oluyor anlamadım tam ama yağmurun şiddetine göre farklı sesler çıkıyomuş bu borulardan..
benim bildiğim su akar gider vesaire ama anlicak olsam meendis olurdum zaten, 
sorgulamıyorum.. fikir şahane, o bile yeter nan..

bunları acilen bulmalı, almalı

bulup da heber vermeyene sütümü helal etmiyorum lan!



kışı neden sevmiyorum..


çünkü ben yılın en sıcak ayının en sıcak günlerinden birinde doğduğum için, adımımı atar atmaz bildiğim cehennem sıcağına alışkınım, soğuk bilmem sevmem.. 

çünkü istanbul'da yaşamak kışın gerçekten çok zor, o trafik, o meydanların rüzgarı off.. 

çünkü kışın evde sigara içince evin içi duman dolar, bok kokar, korkudan camı da açaman..

çünkü kapalı alanlarda sigara yasağı var ve gerizekalı gibi bütün kış dışarlarda püf püff.. donuyoruz..

çünkü kışın sabah yüzünü yıkarken musluktan sanki terkosun suyu değil de antartika'nın buzları akar..

çünkü kışın sabahları o sıcak yataktan çıkmak her zamankinden daha zor..



çünkü yazın yürüyerek gideceğin mesafeyi kışın götün yemez, hep taxi hep taxi..


çünkü kış para harcamak demek, ısınmaydı yıkanmaydı onları geçtim, bi de bu yılbaşı - sevgililer günü  vs bizim yarım kürede hep kışa denk gelir.. 

çünkü en güzel kıyafetler hep yazlık ve de kalın giyinmek çok sinir bozucu, züccaciye dükkanındaki fil misali hep bi sakarlık hep bi mallık..

çünkü kış benim gibi bünyelerde hep depresyon demek.. 

çünkü kışın karnım hep aç, canım yemek istese neyse, hep abur hep cubur.. 

çünkü fönlü saç pek hoş ve kışın hep yağmur yağar..

çünkü o kışlık botlar çok ağır, o beni taşıyacağına sanki ben onu taşıyorum, pöef zaten yorgunum..


çünkü şemsiye ile yürümek çok gıcık, çok zor, çok gereksiz.. 

çünkü ne kadar söylensem de biz sıcak evlerimizde takılırken sokakta yaşamak zorunda olan insanlar ve hayvanlar olduğunu bilmek çok fena bir duygu..




çünkü ben başak burcuyum ve başaklar kışın solar.. 

18 Oca 2012

tam da finaller bitmişken..

tam da hastalıktan başımı tam anlamıyla kaldırmışken, tam da ailemi göreceğim güne tek haneli sayacak kadar yaklaşmışken, tam da vaktim artmış yapacak işlerim azalmışken, tüm neşemle caanım bloguma dönüp saçmalamalarıma yenilerini ekleyecekken.. bugün hiç bir şey yazamıyorum.. çünkü tüm bahar bahçe yanımın inadına ve hatta gıcığına yapar gibi bugün bir yanım yaprak döküyor..

10 Oca 2012

9 Oca 2012

...

% 100 çalışıyor

sana gül bahçesi vadetmedim

geldi az önce aklıma.. ve oradaki bir şey.. sanırım Sappho'nun sözleri.. ama emin değilim.. her neyse.. 
bi zamanlar okuduğumda çok etkilenmiştim ben bu şiirden.. ve de oldum olası şiir denen şeyden zerre hazzetmeme rağmen, böyle yazardım her yere, ama latincesini.. sanırım ergenlik bir bilinç kaybı dönemi olduğundan daha havalı olduğuna falan kanaat getirmiştim latincesini yazmanın.. bilmiyorum belki de sadece herkes anlamasın diyedir.. neyse işte o kadar bahsettiğim şey şu..

yaşamı doğru yaşayan
ve suçla lekelenmeyen kişinin 
ne Fas'ın kargılarına ihtiyacı vardır
ne yaya, ne de kılıflar dolusu zehirli oka..

8 Oca 2012

bitmeyen çile: staj raporu

evet evet an itibariyle bitti! ve hattta buraya son yazmamdan bu yana vize sayım da 4'e düşmüş durumda, hastalık dersen sanırım daha bi iyiyim ama hala gerizekalı gibi burnum akıyor. bizim bey ben burnumu silmek için tuvalet kağıdına saldırınca kahkaha atmaya başlıyo, çok rakçı sümkürüyormuşum üzerinize afiyet.. de galiba bana kibarca "hayvansın hayvan" demek istiyo, daha çözemedim..
bu arada tifıtır hesabını açtım yine, ece temelkuran işten kovuldu ya, esas sebebi o, yazsın da okuyayım falan ama yani bence yine de çok saçma bu adamları, kadınları falan takip etmemiz bi açıdan bakınca.. ay ama tabi bilmiyorum hangi taraftan bakınca öyle, galiba rakçı tarafım o taraf.. hani böyle; skerim ulan dünyayı! onlar beni takip etsin röğğğrrr, my name is roniceymz dayo tarafım.. bilmiyorum şimdi.. zaten geçen gün feykfuk bana mazhar alanson'u arkadaş önerdi, ortak arkadaşımız varmış falan, ha bi de kimmiş be o arkadaş diye bakim dedim, yeni feyspuk gerzeği bana göstermedi.. devlet sırrı! ve hatta tersine liseli ergenus. 'senle ilgili bişi biliyorum ama söylemem' kafası. salak feyspuk! adamların canı çok sıkılıyo herhalde, yapacak bir şey bulamayınca onu bunu değiştiriyolar, hayır yani bi de benim gibi mallar da her bokumu deniyo, en son zaman tüneli diye bir şeye bulaştım, kurtulamıyorum şimdi, hiç beğenmedim resmen zıçık bişe olmuş.. neyse ne diyordum, evet işte gittim baktım harbiden m.alanson'un hesabı, arkadaş ekledim kabul etti. oh rahatladım, artık hayatta hiç bi piroblemim falan kalmadı, arkadaşız.. o kadar konuşacağına eklediğin gibi sil di mi! yok silemiyorum niyeyse elim de gitmiyo.. işte bi de bu tarafım var, ezik taraf, demet akalın gibi saçları da bok sarısına boyayıp, kot şort altı topuklu giydiğim gün onu da halkımla paylaşmış olurum diye düşünüyorum..

bu arada yaptığım saçmalıklardan bir diğeri de geçen gün okula gidip, sınav gözetmeni olarak okulun en bi sevdiğim örtmenini görünce ona salak salak
'yeni seneniz iyi olsun hocam' demek oldu. ahahhaha zavallı kadın da anlamadı ilk ne dedim, "hı?" dedi, ben toparlamaya çalışırken kafasında kelimeleri şematize etti ( eğitimci beyinli sonik) galiba sonra da "hee sağol canım senin de " dedi.  ay ama çok saçma, 'yeni seneniz iyi olsun' nedir yahu? 'iyi seneler' de geç di mi! çok gerizekalı bi andı, tam veremedim şimdi duygusunu ama çok salaktım yemin ederim! bişiler daha yazcaktım ama başka bir şeyler okumam lazım şimdi. öptüüm mucuk kalp dinimiz amin..

benim gibi bir türlü burnu hastalık bokundan çıkmayan BETUNOIR!

geçmiş olsun lan çiçeeem! ama iyileşelim artık ya nütfen...


4 Oca 2012

sonik nerde?

yeni yıla hasta girmek kadar kötüsü var mı acep! yılın son 5 günü kah salondaki kanepede kah yatakta baygın baygın yatmak, yetmez gibi bi de pms diye iyice delirmek, evin beyi Arnin'e mütemadiyen çemkirmek.. onun hiç bişicikler demeden kuzu kuzu iyileşmemi bekleyen halleri karşısında vicdan azabı çekip kötü hissetmek, haa bi de bu arada ilaçların verdiği tüm uykuya rağmen, aynı hasta bünye ve kafayla yılın son cumasına 2 baba ödev yetiştirmeye çalışmak, aynı cuma sabahın köründe kalkıp okula gitmek, quize girmek, gelmişken derse de gireyim deyip buz gibi okulda kalmak falan.. of yani çok zor bir haftaydı gerçekten ama bitti mi! yok yahu bitmedi.. tam bitti, ohh biraz da iyileştim falan derken şimdi de vizeler başladı öfff...neyse bi süre yok olursam yine sebebi budur lan üzerime gelmeyin, tam 5 vize 1 de zıtajj dosyası hazırlamam lazım.. bu arada kimliklerim kayıp, onları da bulaydım iyiydi.. korkudan bi önceki sınava pasaportumla gittim, gerçekten çok saçma! neyse gittim ben gittim, çok işim var koçlar.. ha bi de iyi seneler..

not: sevgili evren, bu sene bi değişiklik yapıp senden yeni bişi istemiyorum, tek istediğim şu anda hayatımda sahip olduğum şeyler ve insanlar.. bana bişi kazandırmasan da olur ama mevcut hal gayet şahane, bişi kaybettirme yeter! yani dostum, diyeceğim o dur ki, gölge etme başka ihsan istemem senden mayk! gözlerinden öperim mucuk falan..

Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...