15 Ara 2012

ilk olarak..

bana bundan lazım.

ve son olarak.. dicem ama aylar sonra bi girdim ya şura, işalla son olmaz da bugün yarın gerisi gelir.. 
amen

7 Eki 2012

ben burada yokken..

denizden kaynaklı orta kulak iltihabı oldum çok korktum,
aynı dönemde 30 kısa zaman sonra da "örtmenim" oldum,
çiko 1 oldu, aşılarda da sona yaklaştık,
sigara ve kahveyi yarıya indirdim,
abimin ücra bir memlekete atanması ile karışık hisler yaşadım,
neşet ertaş öldü diye ağladım,
kendimi yine internetten alışveriş çılgınlığına kaptırdım,
annemi çok özledim, 
betunoir ve cero'nun denizler ötesinden gelen hediyeleri ile duygulandım,
eve sanki hediyelerle birlikte onların da kokusu girdi burnumun ucu sızladı,
rahat geçen 2 senenin ardından yine sabah 6'da uyanmaya başladım,
erken kalkmaktan ne kadar nefret ettiğimi hatırladım,
tam 25 iş günü çalıştım,
ilk kez örtmenim'likten para kazandım bi hoş oldum,
cücelerden grip kaptım, dünyaya kahrettim,
arnin beyimin bana yaptığı çorbayı içtim,
son 2 günü sadece yatarak geçirdim, 
blogumu çok özledim..
öperim.



23 Ağu 2012

20 Ağu 2012

❤ Canımın içi Betunoir...

şimdi sen büyük kocaman bir nümayişin içindeyken 
(tabi deli değilsen) 
bunu yazdığımı bilmeyeceksin..
ama ben bugün olmasa da bir gün 
sana, evine geldiğimde, 
zili çalmış kapıda beklerken 
kendimi bu resme baktığımdaki gibi 
mutlu, huzurlu ve neşeli hissedeceğim..
ve bundan ne kadar eminim bilemezsin..

al çiçeem bu da şarkın, balayında dinlersin.

18 Ağu 2012

Evlilikten öğrendiklerim.. vol:1

evet geçtiğimiz günlerde 1. senesini kutladğımız evlilik olayım dolayisile bence bu yazıyı yazabilirim çünkü Arnin beyimle birlikte 'just married' levelından 'evli ve köpekli' aşamasına geçmiş bulunmaktayız ki bir insan buraya kolay gelmiyor, bugün bir köpek boku kokusu balkonda 10  at boku gücünde!
neyse; aklıma yazacak başka bişi gelmediğinden, mevsim de -en en en başta tabi ki Betunoir hanım'ın yüzü suyu hürmetine- evlilik mevsimi olduğundan bence bu yazının tam zamanı nokta kom! 
are you ready ladies? o zaman başlayalım:

bir) evlenmeden önce bi süre birlikte yaşamak süper bi entegrasyon dönemi kafası. ama şimdi manitanın evinde kalmaktan falan bahsetmiyorum, yaşıyosan harbi birlikte yaşayacan arkadaş. o evde bi dolabın bi çalışma masan ne bilem işte bişilerin olacak.. adam evde ne ayak?, göründüğü gibi temiz tertipli mi yoksa çorabını salonda çıkarıp kırlentin arkasına mı sokuşturuyo? eve böcü möcü girdiğinde ilk tepkisi nedir? kaçıp saklanıyo mu yoksa aman ne var bea hayvandır yazık mı diyo? ığkk neyse işte bu ve bu gibi hayati önem taşıyan konuları yerinde deneyimlemek için aynı evde azcık yaşamalı! ha dersen ki 'yok benim anam kızar, yok bizim töremiz, örfümüz falan', o zaman bişi diyemem tabi, kır dizini otur evinde ben bu kadar biliyorum..


iki) hani "insan bazen kendine bile tahammül edemiyo, başkasına nasıl etcek" korkumsusu var ya, o işte çok haklı bi korkumsu.. ama bunu aşmak için tahammül edebilitesi yüksek ve de tahammül edilemediğin zamanlarda seni görmezden gelecek bi koca şart kızlar! ben bunu bilir bunu söylerim.. for example: 'sıkıntın tavan yapmış, canın ne dışarı çıkmak ne evde kalmak istiyo, karnın acıktı sanıp dolabı açıyosun ama canın hiç bişi istemiyo' zamanları var ya hani, o zamanlarda "noğğluyor lağn rahatlık mı batıyoğğğ" diye coşup eyyorlayacak koca değil de, bir iki ilgilenip sonra seni kaale almayan  koca en makbulü! o anda adam zaten "hadi kalk eyfel'de yemek yiycez helikopter bizi bekliyo dese" bile "off saçmalama ne giycem şimdi!" diyecek bir ruh halinde olduğun için koca kısmının seni sallamaması ilaç ilaç!

üç) seçme kısmını geçtiğimize göre yerleştirmeye geçebiliriz! evet canlarım ben anladım ki düğün mevhumu tamamiyle sana yerleştirilen bişi çok afedersin.. bizim memlekette düğünler yaz sezonu aktivitesi olduğundan her şey daha da zor daha da eziyet, başından sonuna bir die hard serisi! hele ki benim gibi mecburen, ta bahardan 2 final-1 ödev-3 proje arası kafalarda gelinlik bakıp davetiye tasarlama işlerine girdiysen, yetmez gibi yaz zıcağında çift destıneyşınlı  düğün pilan pirocelerine dalıp 'her şeyi illa kendim yapcam anacım' gibi bir küstahlığa cüret edersen ebenin şeyini görmen gayet mümkün-lü corç! bu konuda söyleyecek söz çok,  şimdi yazsam bitmez, sırası gelince halihazırda canımun içü betunoir'e yaptığım gibi hepinize tek tek anlatırım başınıza gelecekleri. hatta akademik makale işine girsem olur, ki konuya bu açıdan süper hakimim, o derece aldım ağzımın payını!  neyse öyle işte. bu maddenin özeti ise: başa dönme şansım olsa üzerimde "düğün amaç değil araç lan!" yazan bir pankart taşır, durduk yere elimi ayağımı bi pabuca sokan herkese açar pankartımı gösteririm, yani kızım sana söylüyorum betunoir'ım sen anla ;) kapiş?

en zor kısmı atlattığımıza göre zor ama güzel kısma geçebiliriz! bundan sonraki yazacaklarım sadece beni bağlar onu da baştan söliyim.. aşık, sakin ve de genel olarak neşeli bi kocaya sahipseniz deneyin %100 çalışıyor! ama şimdi öküzden hallice, ziktiminin artizi bi kocaya değil bunları yapmak, önüne kuşsütünden tavukgöğsü yapıp koysan yemez, naapsan kar etmez, aklın varsa yol yakınken kaçanzi.. neyse bütün ilişkilerin a.ına koymadan ben yazıyorum bildiğim gibi, gerisine karışmam!

dört) her gün yemek yapmak değil de "her gün acaba ne pişirsem diye düşünmek ömürden ömür götürür" diyen anneler haklıymış! ben çözümü mutfağa kocaman bir karton yapıştrmakta buldum, üzerine de post-itlerle aklıma gelen yemek isimlerini yapıştırdım, öğrendiğim yemekleri falan ekliyorum zamanla.. yani post-it ler arttıkça hem seçenekler çoğalıyo hem de aklıma yapacak bişi gelmeyince manitayı seçsin diye mutfağa yolluyorum.. 
gerçi sağolsun kendileri, geçen kış 9 saat dersten geldiğim günün akşamında karşıma geçip "canım ben börek seçtim" dediğinde ufak çaplı bi şok geçirtti bana ama artık nası baktıysam, direkt "pizzacının numarası kaçtı?" manevrasıyla gönlümü almayı başardı! yani neymiş? o pizzacınn telefonu her zaman hazırda olacakmış, mutlu yuvalar dağılmayacakmış! 

beş) bir diğer "evlen de görürsün ebeninkini" konusu ise insanın ev dizerken kendini ingiltere kraliçesi, hiç yoksa york düşesi falan sanması! sanması dediğime bakma, sen öyle sanmasan da sktimnin kapitalizmi sana bunu gayet güzel giydiriyo.. yani şöyle ki: eve ne alsan bitmiyo anacım, her gün yeni bişiler almak istiyosun daha kötüsü ne alsan ertesi gün o aldığının daha güzelini buluyosun! bu esnada sakin ol karşşim! bu, orzpu evladı murphy'nin oyunu, bu evrenin senle dalga geçmesi.. alet olma bu oyunlara, ne aldıysan aldın... benim gibi evde 6 çift tuzluk takımın, çifter sayıda renden, ceviz kıracağın olmasın! ne derler bilirsin dude: less is more! ha bi de sana ev hediyesi olarak çirkin şeyler de gelecek bak o allaın emri, ama kim demiş kullanmak zorundasın diye! pakedinden çıkarmadan sakla sonra başka birine ev hediyesi olarak götürürsün, valla ben öyle yapıyorum ve fekat yakalanma sakın tabi!

altı) evde her gün yapmak zorunda olacağın bi sürü iş olacak, daha acısı dışarıda (işte okulda vs) yapman gereken de bi sürü iş olacak, her şeyi süper yapamazsın ama evin yaşanır bir yer olabilmesi için pilan piroce şart! yani illa aç defteri döşe to do list'i demiyorum ama aklına yazdığın bi to do list şart! 
bi de benim gibi anası iki yumurta nasıl kırılır öğretmemiş bi koca sahibisiysen bile hiç korkma corç! bu dediğim en başındaydı, sonra bi gün ben sınava çalışcam diye sabahlayıp, dönüşte kanepede sızınca akşam yemeği için cesaret edip çıkarmış dolaptaki frozen fishlerden yapmış! var ya verdim gazı verdim gazı, "canım meğer sen doğuştan yetenekmişsin, hayatım benden iyi yapmışsın waoow süper" falan deyip pekiştireç olsun diye de bütün yemeği yedim hayvan gibi! o günden sonra Arnin de üzerindeki korkuyu attı hatta kimi günler 'bugün yemeği ben yapcam' dediği bile oldu! yani adamı gaza getirin, yapmadığı-sevmediği-bilmediği ne kadar iş varsa! işin püf noktası bi kere yapmasını sağlamak, sonrası ikna ve de gaz gücünüze bağlı, ama sandığın kadar zor değil bacım, bunu da bi yere yaz!


yedi) en azından benim gibi kuaförden nefret eden, mecbur kalmadıkça gitmeyen insan evlatları için evlenince date olayı nerdeyse tamamen bitiyo,  yani date derken bir yerde buluşmak ve zaman geçirmek üzere sözleşilen ve de bir karşılaşma anı sinerjisi olan şey işte.. ben bunu daha birlikte yaşarken anladım ve acil bir çözümle olayı kurtardım! şöyle ki; kuaför salonu mevzusundan ölümüne gıc-cık kaptığım için böyle dışarı çıkacağımızda sıralama fix: duj/saç/makyaj/giyinme.. buraya kadar her şey normal, ama aynı evde yaşarken buluşma olayının hiç bi güzel tarafı kalmıyo desem yeridir! hatta senin hazırlanmanı beklerken adamın öeff deyip  maça dalması, gayet hazırlanmışsın falan sana bakmasını beklerken kafasını çevirmeden 'heğğ canım çok güzel olmuşun heğğ demesi falan.. of işte böyle durumlar var diye, artık dışarı çıkacağımızda Arnin evde olmamak zorunda, valla o ara napar ne eder, gidip hangi arkadaşıyla nerde takılırken beni bekler bilemicem ama  bu böyle abicim, ne zaman ki date var kocayı postalayacan evden! bu işin başka yolu yok!


oha çüş yuh amma yazdım, elim kolum tutuldu! aslında epey daha şey var ama aklım durdu şimdi! başlığa vol:1 koyup, devamını sonra yazcam..  şimdilik bunları bi hatmedin bi süzgeçten geçirin de devamı sonra!.. öptüm orrayt!

17 Ağu 2012

eskiden..

ne severdim trt'nin kriminal dizilerini
nasıl hevesle izlerdim
şimdi korkuyorum
otuz geliyor anne
yaşlanıyorum
...

5 Ağu 2012

gördüm seni..

feyspuk mesajları birikmiş dağ olmuş, dört yıl öncesinin mesajları bile duruyormuş hala.. farketmeden birikmiş.. dur dedim şunları bi güzel sileyim, tertermiz olsun.. sonra bi baktım senin mesajların.. 
hepsini unutmuşum, o gün bugün profiline girip bakmadım desem yalan,.. ama görmüşken bir daha bakayım dedim.. uzaktayız ve ayrıyız ve konuşmuyoruz ve kapak fotoğraflarını inceliyorum.. ve birisi sana bebeğinin cinsiyetini soruyor! bebeğinin cinsiyeti! hamilesin sen! hamile! ne!
hani az büyüyünce bakkala sigara almaya yollayacağmız kızan! ona hamilesin! 
...
öyle bir kaos oluyor ki bazen insanın ömründe, en güzel ve yeni başlangıcın, çok bi sevdiğinin gitme günü olabiliyor!
eğer o gün gelseydin, öncesindeki yokluğun telafi olur muydu bilmiyorum ama en azından bir umut olurdu ondan eminim.. 
ama gelmedin! aslında ben bilmiyor muyum mu sanıyorsun? gelmedin çünkü senin de yeni bir başlangıca ihtiyacın vardı! 'yok öyle değil, yok ondan değil' desen de emin ol ben biliyorum! 
eskiye dair ne varsa, öyle bir gün gelir ki ondan bile sıyırmak lazımdır! o anıdır, o kötü mazidir, o eski seni bilmiş onunla yaşamıştır.. o eskidir..
biliyorum bunları..
ama eğer uğraşsaydık düzelir miydik ve çabalasak bile yine de biz o biz olur muyduk işte onu da bi o kadar bilmiyorum..
ve her şeyin bitip başladığı yerden bu güne dönünce.. sen hamilesin..
sen artık annesin.. 
bunun bir gün olacağını, hatta senin benden önce olacağını ve bunun sana çok yakışacağından emindim de böylesi aklıma gelmemişti..
adı ne? cinsiyeti ne hakkaten? h. teyze ağladı mı duyunca? y. amcanın gözleri doldu mu?
acaba onlar da beni anıyor mu? bi de bu kısmı var, bazen bi kişi tek başına gider hayatından, bazen yanında götürdükleriyle..
onlarsız da olur ama di mi, sensiz de olur, sen de bensiz olursun.. her şey olur, hayat bu.. olamaz mı, olabilir..
...
eskiler dermiş ki: "bir avazda inşallah!"
ondan diliyorum işte sana bugün.. sağlıklı olsun, ağzı burnu mutlaka sana benzesin, bir kaç huyu da bana.. kimseye demesen de aklına beni getirsin bazen.. zaten benzerse de allah kolaylık versin, arkadaşlığım iyidir de kızanı olarak benden neler çektiğini sen bir de anneme sor.. ama benzesin yine de bana bi yerleri..  
ama hep mutlu olsun, bizim gibi salak mal olmasın, aklını kullansın, kimse canını acıtamasın, kimseler için zamanını, emeğini, gülümsemesini boşa harcamasın.. 
öyle bi konuştum ki, sanki kız olcakmış gibi.. hissettiğim çıkar da eğer kız olursa benim önsezilerimi alsın, erkek olup da benim önsezilerime kaldıysa allah kurtarsın.. 
ama hep mutlu olsun... sen de mutlu ol.. 

3 Ağu 2012

☢ kıskanırım seni ben!

☢ usb zımbırtısının kapağını kaybetmeyen,
☢ akşam 'sabah şunu giyerim' deyip sabah o karar verdiğini giyen,
☢ makyajı akmadan, saçı başı zerre bozulmadan akşamı gören,
☢ her gün değişik oje sürebilen,
☢ annesi ona sürekli dikikişler diken-örgüler ören,
☢ dolabı hiç dağılmayan,
☢ evinde bulaşık çıkmayan,
☢ kışın biz mal gibi sigara içiyoz diye dışarlarda donarken içerlerde kıçını ısıtan,
 kahvaltı yapmayı bir normal alışkanlık olarak gören,
☢ yatağa yattı mı uykusu gelen,
☢ akşam yatmak sabah kalkmak bilen,

o insan evlatlarını kıskandığım kadar hiç kimseleri kıskanmadım lan bu ömrümde! yeminlen ba!





2 Ağu 2012

komik diyalog anılarım vol:1

Yer: Okulun orlar
Kişiler: Sonik, Pele 
Zaman: 4 years ago:

Pele ile okulun orda bi işimiz var, yürümekten imanmız gevremiş, sıcaktan beynimizin pekmezi pişmiş.

P- Aslında var ya birlikte girip, alsak ya bi araba, 4 sene kullanır, giderken satarız, temiz iş!
S- Oha !Araba alcak para nerde lan, çok pahalı değil mi arabalar?
P- Yok lan, yeni mi alıyoz dedik! Şöyle ayağımızı yerden kescek, ucuz yollu bişi, ufak tefekler yok mu hani?
S- Hee anladım, olabilir aslında ne biliym.

aradan zaman geçer, dönüş yolundayız..

S- Aha lan şu, bak bak güzelmiş, şunu alsak ya!
P- Hangisi ?
S- Lan şu işte , lacivert ya olm görmüyon mu çizgili!
P- Yuh amna koyim Sonik yuöööuh! 
S- Ne var lan küçük işte, ucuzdur !
P- ahahha mini cooper olm o, nereye alıyon!
S- ( bu isim hiçbir şey ifade etmemektedir, mal mal bakmaktadır)
P- Lan Bihter sürüyo olm onu, çöşş orda da mı  görmedin amna koyim! Küçük dedi yaa, karpuz seçiyo sanki ahahaha!

bunu böyle anlattım ya, gülesiniz diye değil, ben aklıma geldikçe gülüyorum diye yazdım buraya.. sonrasını anlatsam bile benim her aklıma geldiğinde ve tabisi şu an güldüğüm gibi hiçbir zaman gülemeyeceksiniz biliyorum.. ama olsun, ben bi gün hafızamı kaybetsem bile bunu okuduğumda gülcem, kesin eminim.. salağım çünkü.. 
neyse özetle 1) arabalardan anlamıyorum!. 2) Pele de benden iyi olmasın çok güzel küfür eder! 3) Bazı anlar bazı insanlar sayesinde birer anı haline gelir! 4) O an'ı anı yapan insanlar aslandır kaplandır!

not: evet canım okur, farkettiğin gibi eski tema ve header'ıma döndüm, o yeşilli çok eğreti gelmeye başlamıştı çok sıkılmıştım ne zamandır.. bilmiyorum, eserse yarın da bundan sıkılırım.. öff neyse öyle, öptm kib by

31 Tem 2012

♪ Sonik Records ♪ ihtiharla sunar! summer mix 2012

evet leydız en centılmınz! yine yazmak için geldim ve yine dıhhandım.  çünkü ilk olarak hava çok güzel, güneşlü , sarı ve iç açıcı.. insan gerçekten her şey yolundayken  yazma konusunda üretken olamıyor malesef.. ama yazamıyorum diye de  dinlemiyorum değil şimdi.. ondan life is sharing beauty diyor ve de size sıcak yaz günlerinde içinizi serinletecek, kendini dinletecek güzel bir liste veriyorum.. dene bak %100 çalışıyor ve hem de inanabiliyor musun meb onaylı.. 
neyse off işte, this is it canlarım..

play'e basınca '' ebenin yutubuna kadar yolun var teknolojisi '' de hediye 

1.  Nouvelle Vague - in a manner of speaking 

Princess Chelsea - the cigarette duet 

Angus & Julia Stone - i'm not yours 

Nelly Furtado - i'm like a bird (stripped vers.) 

Björk - joga 

Imany - you will never know (reservoir bleu) 

Pink - family portrait (live) 

Yael Naim - new soul 

The Piercess - three wishes  

25 Tem 2012

abi bana para verme bana ekmek su ver!

bilmem anlatabildim mi?!

(❤‿❤)"süpersonik gün ve telefonum sağolsun" isimli post

burası "evde yemek de yok acaba dışarda mı yesek" öğünlerinin en bi güzeli. 
 bu kahveyi içtiğim yeri de dün keşfettim, sanırım yeni açılmış.. 
keşke kafenin ismini hatırlayabilseydim de buradan da teşekkür edebilseydim.
kahve çok enfes ve çalışanlar da çok nazik kimselerdi netekim ☉‿☉ 
dünyanın en güzel çantasını bulup aldıysam gün daha güzeldir =^.^=
ve bana "hipikız bak burda da güzel modeller var! " diyen adamın sattığı şapkalar 
dı end

21 Tem 2012

demiştim çok pis not tutar(d)ım diye :(

bu da pc içinde kalmış fotolardan biri işte, buraya kitledim kurtuldum oh

evet bir cumartesi darlanması ile karşınızdayız sayın seyirciler

evet aslında Arnin beyim ile böğün kendimizi sahile, plaja, şezlonglara verecektik ama o oldu bu şu oldu derken vazgeçtik.. vazgeçtik de bok yedik afedersin, tüm günümüz evde anaokulu konseptli ye yat yuvarlan formatında geçti, en son isyan eden çift olarak o kendini en yakındaki pastaneye atmaya gitti ben de çareyi lebtobun başına çöreklenmekte buldum.. evet internet gerçekten benim bebeğim.. 

bu arada geçen günlerde gutuvonka diye bi blog bulup, çok eğlenip, baya bi eski sayfalarına kadar okumuştum, bugün fespuku bi açtım da ne göreyim eklemiş beni, artık biz arkadaşız, ordan da eğlencez..  ama siz de komik insana can veriyorsanız şu blogu okuyun, ay annecim cidden ama çok komik gadınsın gutucum.. ✖‿✖

oooff bi de ya Arnin pastaneye gitti dedim ya döndü şimdi, hem de şunlarla.. en acılı emrah bakışımla "ama, ama ağabey ben onları yiyemem ki, benim götüm bir leğen, göbeğim bir asya kıtası olmuş "dedim "göbek sana yakışıyo" dedi, belki yalan değildir di mi, gerçektir di mi, şimdi böyle beni besleyip sonra kurbanda zararına satma planları yapmaz di mi.. ama nasıl yenmez ki şunlar be yaaa... yeahh!

bu arada tam şimdi trt3'de 2008 pekin olimpiyatlarının tekrarı var, usain (hüseyin) bolt abimizin rekor kırdığı an ve sonra doğum günü olduğu için stadyumda çaldıkları hepipörtey şarkısı, adamın o sevinç halleri, ağlicam yemin ederim çok içlendim.. bu arada adamın, koşarken iki ayağı arasındaki mesafe iki metre falanmış.. 'falan' dedim bak ben hala iki metredeyim. hö! ◉.◉ naptın be hüssük!

adam iki metreyi koymuş ben ne zamandır iki paragraf aynı şeyden bahsedebilen bi yazı bile yazamadım, bunun da farkındayım ama çok sıcak nan idare edin.. 

bi de çok alakasız biliyorum da hazır aklıma gelmişken şu blogları tek elden, düzgün şekilde okuyabileceğim bi reader bişi yok mu acaba ya, çünkü google reader'dan bildiğin nefret ettim.. bilen varsa pilis kam bek! haaa 'yorum kapalı, nerden yazcam' dersen de feyspuktan yaz çiçeem, bozmaz.. öptm kib by

şunu görüp de nasıl buraya almayabilirdim ki !


burada bahsi geçen kadınlarla, olmadı kızlarıyla e hadi o da olmadı kız torunlarıyla tanışmayı ne kadar isterdim anlatamam, eminim anlatacak çok hikayeleri vardır..
und meraklısına az daha ayrıntılısı, kaynakçalısı falan için de şöyle bişi de gördüm

kısa ve net..

hazır arkadaşlarımdan bulduklarıma başlamışken, bu da 7/24 gündem kovalayarak, 
başlı başına bir medya olmaya doğru giden insan bawerito'dan arak. 

ne zamandır kızsal işler yapmıyormuşum

bunu da dünyanın en güzel kıvırcık saçlarına sahip insan, biriciğim nil'im paylaşmış.. 
sonra ben 'evdeki eşyaları satıp bütün parayı böle mücevverlere yatırcam' deyince kafayı yaktığımı anladı ve de bana aynından yapacağına dair bazı sözler verdi! 
bak bebişim,  sözünde durmazsan çok pis küfretcem ona göre

ben de böyle ağzı bozuk, gudubet bişi olcam biliyorum

"ehekke mehekke" ahahahaa

biz saf gibi, gençliğimizi montaigne'le harcamışız yeminlen

bak el oğlu çözmüş bitirmiş

20 Tem 2012

insan geldiği yerle de övünürmüş..

neden sorusuna da cevabım hazır, hem öyle böyle değil!
he bi de gerçekten böyle sokak var aha burda
" alim kadın çıkmazı "
biri de şimdi çıksın desin ki, benim memleketimde de böyle 
felsefeye garkeden ortam var desin.. 
(yihı gazı verdim, inşallah diyecek olan çıkar da az hikaye dinlerim 
nütfen çok seviyorum böle şeyler duymayı )


bazı sorularım olacak..

burada yorum özelliğini kapalı tuttuğum için ben cevapları öğrenemicem ama zaten amaç başka.. şimdi git bi kahve yap, bi sigara yak olmadı bi elini yıka, temizlik iyidir. neyse başlayalım...



✗ Hayatın boyunca kendinle en çok gurur duyduğun an hangisiydi?

✗ Sana hayatının en güzel yılını yaşatsalar ama bittiğinde o yıla dair hiçbir şey hatırlamayacak olsan kabul eder misin?

✗ Mısır’daki gizemli dedenden sonu gelmez bir miras kaldı; ancak mirası vermek için bir şart koşmuşlar: hayatındaki herkesi ve herşeyi bir daha asla görmemek üzere bırakıp, kimliğini de değiştirerek istediğin ülkeye yerleşecek ve ölene dek nasıl istiyorsan öyle yaşayacaksın! Eee?

✗ Ünlü birine sağlam bir tokat atma hakkın var, kimi seçerdin?

✗ Zaman makinesinin çoktan icat edildiğini varsayalım; sana en sevdiğin filmin çekildiği döneme gitme ve o filmde oynama hakkı veriliyor. Hangi filmde, hangi karakteri oynamak istersin?

✗ Tüm anılarını silecekler ve sana hatırlaman için sadece bir tanesini bırakacaklar. Hangisini seçersin?

✗ Bir üniversitede, seçtiğin herhangi bir konu üzerinde ders verme teklifi geliyor ve teklif sana geldiğine göre bu konu şimdiye kadar bir okulda öğretilmiş bir şey olmamalı. Bir sömestr boyunca, tamamen kendinden emin olarak anlatacağın konu hangisi olurdu?

✗ Hayatının hayali ne kadar imkansız olursa olsun ona kavuşacak ve ölene kadar da ona sahip kalacaksın ancak saçların dökülecek ve bir daha hiç çıkmayacak. Kabul eder misin?

✗ Senden başka birinin giymesine tahammül edemeyeceğin kıyafetin hangisi?

✗ Hayatın boyunca sadece tek bir şarkı dinleme hakkın olsa bu hangi şarkı olurdu?

✗ Hayatın boyunca sahip olmak istediğin bir yeteneğe kavuşmak için sadece boyunun on santim kısalması şart koşuluyor? Kabul eder misin?

önemli not: bu sorular zamanının çok bi efsanesi fol dergisi'nin bi sayısında yayınlanmıştı, aklımda kalanları yazmışım taa ne zaman bi word dosyasına, hazır pc temizleme kafasındayken işe yarasınlar didim, kaş, torba, alaçatı, lefkoşa merkez..  

ϟϟ gece gece eyyorlayasım, faşşik faşşik yorumlar yapasım gelmiş ϟϟ


 kızlar defalarca söyledim yine söylüyorum, şu askılı, boyundan bağlamalı falan mayo bikinileri giyiyonuz da, az bi önlemini alın bari yaoo, ben bütün yaz " göğsünden boynuna doğru beyaz bir yılan gidiyor" isimli eserinizi, boktan mayo izlerinizi görmek zorunda mıyım ya, straplez diye bişi var bilmem hatırladınız mı! gereksiz yere bi ton para bayıldığınız o çapulları da atın çöpe hemen...

 tamam şimdi  34-36 beden falan olmayabilirsiniz, böle ağzınızı çemçüre çemçüre " canım yaa zayıflık bana hiç yakışmıyooo" deyip kendinizi de kandırabilirsiniz ona lafım yok da, kaba etinizin lömbürdediği taytınızın üstüne kısa üstler altına da babet giymiyonuz mu, orda sıkıveresim geliyo ümüğünüzü.. 

 sayın erkekler, sözüm size! hani siz şimdi böyle gevşek gevşek "yaa şöey hımm, henüz kendimi evliliğe hazır hissetmiyorum " kafalarındayken manitanız internetten gelinlik bakıyo falan ya, götünüz kalkmasın, kızın derdi sizle evlenmek falan değil, onun derdi gelinlikle evlenmek!  siz de işte arada duvak gibi, inci kolye, eldiven gibi tamamlayıcı bi unsursunuz sadece.. ciddiyim bak, bu kadar önemsemeyin kendinizi.. 

 moda ve makyaj blogu yazan kızlar! ya insan bu kadar mı sıkılmaz kendini tekrar etmekten, her gün yok ne giydim yok ne giycem yazıları, şu moda haftasındaydık, filormar yaz sezonu ojelerini çıkardı falan offf.. tamam gayet ekmekli ve de eğlenceli bi dönemdi, hep birlikte,yazdık okuduk falan ama yeter yahu. bi de reklam alma, blog üzerinden para kazanma kafası bana göre değilse bile anlaşılır bişi, gayet de gideri var ama o copy+paste yazılar nedir allaşkına, o kopya çekilişler nedir! anladık bugün de h&m de indirim vardı, anna del ruso yine süperdi, ama yani eeee peki sonra.. bu nası bi vizyonsuzluktur lan..

 konu bloggerlardan açılmışken, o siyah layer üzerine griyle yazan akıllılar, kuş boku kadar fontlarla mininminnak yazıp gözümü kör edenler, devam edin siz evet, soğutun kendinizden.. te allam.. 

 fespuku sadece birilerine laf sokmak için kullanan insanlar, çok ilginç ve dönülmez kafalardasınız siz valla bak, ben anladım..

☠ şimdilik bu kadar.. 

bazı şeyleri netleyelim!

 acıtasyon değil o ajitasyon!

 "direk geldim" yok, direkttir o emin ol!
  
  allah özene bözene yaratmamış! özene bezene yaratmış!

  hani o herkez var ya, işte o aslında herkes !

evet romalılar! bunlardan bin tane örnek daha verebilirim ama allah da bin türlü belanızı vermesin lan! hiç mi kitap okumazsınız!

şimdi de olası karşı ataklara cevap kısmına geçebiliriz!

1. BÜYÜK harf kullanmıyorum çünkü sevmiyorum, belki bazen özel isimleri o şekilde yazabilirim, ama orada bi anlam vardır, şimdi bilmek zorunda değilsin, anlatmak zorunda değilim! ama latife hanım kemal atatürk'ün  "k"sine hitaben ömrünün sonuna dek bütün "k"leri büyük yazmış..  evet canım, sözcük ortasındakileri bile! hemen örnek verelim: hamaK, hariKulade gibi..

2. kelimeleri istediğim gbi değiştirebilirim, iş başvuruna özgeçmiş yazmıyorum burda, eleştirel de düşünmüyoz, amaç just beyin mıncıklaması, hem blog benim sanane be sanane.. 
"bir" demem "bi" derim, çok demem "çoh" derim, derim oğlu derim.. orası seni ilgilendirmez + dünyada kendime güvenimin en tavan yaptığı şeylerden biri budur, her türlü noktalama, imla vs işinde benim diyen editörün hatasını bulur çıkarırım.. olmaz cümlelerin öğesini bebek okşar gibi acıtmadan ayırırım.. o yüzden burdan eppek çıkmaz sööliyim ( bkz:söyleyeyim)

3. küfür etmek çok güzel bişi! ordan bakınca cinsiyetçi bir eylem gibi görünebilir ama banane lan, çelişki seviyorum ben!

4. çohsıkıldım bu kadar yeter şimdilik! 
  esen kalınız 

19 Tem 2012

internetsiz 7 gün!


evet  7 gündür kablo krizi yüzünden netimiz yoğudu ve bugün dünyanın en süper bilgisayar adamı gelip bizi yeniden dünyaya bağladı.. ha o arada arnin'le çoh güzel gezmeler yaptık, çiko bey'in mutlaka olması gereken aşıları da bu dönemde bittiğinden kendimizi rahat rahat sokaklara vurabildik,çok yürüdük az konuştuk, hep su içtik, hep ama..
özetle yaz olunca dışarılar çoh eğlenceli, hayat çoh güzel ama gündüzleri hariç, çünkü gündüzün denklem şu.  ERS > EDS = ölüm tehlikesi cızzt vızzt
yanü Esen Rüzgar Sıcaklığı büyüktür Egzoz Dumanı Sıcaklığı..
o derece sıcak yahu, biri tanrıyı uyarsın  çünkü bu sıcak böyle giderse ortamda yönetcek adam kalmicak! bi de ramazan gelmiş, god forevır!
yalnız goygoy kısmı iyi güzel de internetsiz uzak bi memlekette yaşamak gerçekten çok zor! annem bile arayıp " annecim feyspuka da girmemişsin hiç, n'oldu iyi misiniz, kötü bişi yok ya.. " cümlesini kurdu ya daha da bişiye şaşırmam, bu arada şükür allaama ki annem o feyspuk hesabı olup da 7/24 darlayangillerden değil, ki bu "değil" hali, bi de olsa oowwoow töbe!
neyse; netin olmayışı bana uzun süredir yapmam gereken işleri hatırlattı, mesela adeta bir gayya kuyusu, bir şeytan üçgeni, bir adam yutan haline gelen sevgili lebtobum artık sağlam bir dezenfekteyşını çoktan haketmişti ve her seferinde of pof deyip silmediğim, ellemediğim dosyalar, resimler, ödevler bin tane ıvır zıvır her şey silindi kalanlar yerli yerine gayet güzel kitlendi. uzatmaya gerek yok, yaklaşık 4 gb kardayım ve sildiğim en büyük şey 5-10 mb falandır. anla işte ne haldeydi yafrucak, sesi bile azaldı sanki..
tabe o arada burası için ayırdığım yaklaşık 15 milyon şeye de bakma fırsatı buldum, yani çok pardon ama benim onlardan yavaştan kurtulmam lazım o yüzden hazırsanız başlıyoruz.. 

varan van: tayland'da sel baskını olmuş da ne zaman ben de bunu saklamışım.. dicek bişi bulamıyorum bu fotoya, bi gün rol icabı falan ağlamam gerekirse bunu açıp sadece 3 sn. bakmam yeterli ben onu bilirim onu söylerim.. 
ama çohacıklı diğ mü nan..

varan tüuv: gençliğimin baharı "k.cobain niye öldü ki lan!" diye üzülmekle geçti, taam şimdi düşünüce çok saçma biliyorum ama yine de allah sıralı ölüm versin kardeş.. und kurt mein bruder forever.. bu resmini hiç hiç hiç görmediğimden çok bi şaşırdım, çok güselmiş.. bak misal yazdıklarıma bakıyo şu an..


varan tırii: bulursam dünyanın en ikoncan iki insanı olan the r.merve ve betunoir kişileri için bu telefondan ziparij etcem, çünkü onlar gönlümün ivana'ları, ve böyle bişiden eksik kalırlarsa ailece çok üzülürüz biz. (sonik+2) 

varan foo: evet sayın çiçeeemler, farkındaysanız paraya kıyıp size hayvan gibi konsept mobayl alıyorum, bana şu oje görünümlü şaheserden bulun da aşkımız bir ömür sürsün. yeah givmifayfmeen!


varan fayf: fayf sensin varan da götüne girsin! (şair burada kafakarışıklığı temelli agresyon içinde çünkü kahvesi bitti!) neyse bu da simsten bir kare.. selam çakmak için bu bloga özel foturaf çekindim yani bi takdir bi teşekkür falan.. bu gece blog açısından uzun olabilir çünkü rabbim kimseyi netsizlikle sınamasın, görmemişin kablosu olmuş falan amin orrayt..

11 Tem 2012

içki bütün kötülüklerin anasıdır..

hayat güzelse
ve çok sevdiklerim yanımda ise
ve onlarla her yer daha da güzel ise
 yeterince beylis insana çok değişik şeyler yaptırabilir.. 
(bkz: son şiirim)

peki ama sen neredesin be betunoir'ım..

hayat sen bize adil davranmadın!

+ yakın bi zamanda "" kendi adımla yazasım var, belki yapabilirim öyle bi çılgınlık "" demiştim ya.. bırak yao, yalan o iş.. bu hayat formatında mümkün değil, en başta my müstakbel job gereği.. çünkü ışık saçmak bizim işimiz.. since 1923.. 

+ şu an ntv açık evde, tayyipus konuşuyor..  götünde roket var misali, ha babam sallıyor dağa taşa..  bi gün böyle o gazla giderken, ayakları yükselecek, tepeden tepeden aşağılara baka baka konuşmaya devam edecek gibi geliyoğğ.. 

+ dün işim vardı okulda, dönerken okulun otobüsüne bindim gayet relax relax.. anam o da ne? başka yere saptı bus, ama dedim öğrenciler gitti ya tek otobüsle ring yapcak bu, neyse git babam git, şehrin sonuna kadar gitti bildiğin, yani harbi sonu, limanın yanındayız nan, daha nolsun.. sonra gittim sordum; numerolar değişmişmiş, owwmaygad! indim tabi ama ne taxi var ne bişe, hayır yürünmeyecek mesafe değil kasınca ama o sıcakta, o nemde! eve ulaşana kadar 2 butik 1 markete uğradım, bişi alcaamdan değil tabisi maksat güneşten yanmış kafamı klimalı ortamlarla serinletmek.. ama acıdım kendime cidden ba.. yüzümde 50 faktörlü krem vardı ama yürürken oramın buramın yandığını hissettim resmen..  omuzlarda karamız omuz uçlarında acımız büyük.. 

+ isviçreli bilim adamları, hafızamızdan ezel'i sildirip baştan izlemenin mümkün olmadığını açıkladı, yıkıldım!

+ sanırm çiko da blog yazmak istiyor, kucağıma zıplayıp patilerini klavyeye, götünü de ağzıma dayamasının başka bir anlamı olabilemez.

+ feyspukta her bir hareketim zukerberg'e bilmem kaç dolar kazandırıyomuş.. bunu da "hani bak bilesin şunu, ayık olasın"  falan gibi söylemiyolar mı.. te allam, adam mucit macitlik yapmış işte, benden yana olan karı anasının ak sütü gibi helal olsun, o olmasaydı ben ve benim gibi sevdiklerinden uzakta olanlar kafayı yerdi bak o ücra memleketlerde kadar da eminim.. teknolojinin gözünü seveyim, geçen kış abimle annem bi yerlere geziler yapmışlar, abim de fotosunu çekip koymuş feyspuka, görünce ne kadar mutlu olduydum anlatamam, çünkü çok mutlu gözüküyolardı.. denizler ötesinden bi sevinç dolduydu içime.. 

+  tanrı klimayı icat edeni kutsasın! amen!

Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...