21 May 2011

Sa o roma, babo, babo ...

hıdırelez kutlandı ya ama malesef bulunduğum memlekette kimsenin haberi yok nedir ne değildir, yok burda ööle şeeler.. . e bi başıma da gül dalına kese ascak halim yok heralde... ama içimde kaldı, tarihi geçmiş de olsa kendi ederlezi’mi yapcam ben...
O sebeple yanda mevcut gül dalı ile dileklerime başlıyorum..
para, sağlık aşk meşk hepsini istiyoz tabi, o sebeple evrene daha nokta atışı yapcak hedefler yollamam lazım...
bi kere eyicenek yaşlanmadan amsterdam’a gitmek istiyorum ben, böle kafam milyar halde bi dönme dolaba falan binesim var, gökyüzündemiş gibi olim falan, çok istiyorum bunu... o kafaya girmek için tam olarak ne içmem gerekir, o içtiklerim beni kör,topal bırakır mı onu bilemiyorum şimdi ama üff nlocak yaa herkes içio da bi bokum olmuo, bana mı olcak...
bir diğer dileğim okuluma bomba falan düşmesi, öğrencilerle ilgili bütün bilgilerin olduğu dosyaların hepsinin yanması, çıkan karmaşa sonucunda okulun beni vaktinden bir sene önce yani hemen haftaya falan mezun etmesi... ey hızır abi nolur ama ya çok istiyorum ben bunu...




bunun dışında en çok ihtiyacım olan şeylerin başında ben diyeyim "kişisel asistan" sen diyesin "köle" artık adı her ne ise bana ondan lazım. bu kişide aradıığm özellikleri saymam gerekirse öncelikle şimdi okuduğum bölümü dereceyle bitirmiş olmalı ki ödevlerimi layikile yapabilsin. 24 saat arayabilme, yanımda bulundurabilme lüxüm olması için açısından kız olması, benden çok olmamak kaydıyla akıllı olması (ki mümkün değil benden çok aklı olan adam gelir bana köle olur mu?), iyi kötü espri yeteneği olması, süper güzel temizlik yapması, dolap falan toparlamada bir usta olması gerekiyor... ilgililerin karın tokluğuna çalışmayı kabul etmesi halinde bana bi mailcik atmaları kafi... 
sanırım kendim için olan dileklerimden sevdiklerimle olan dileklerime geçebilirm artık, ilk olarak (ilk olmazsa çatlar çünkü) KOKO ile olan dileğimi söylüyorum... kendisi ile tatile gitmek istiyorum, aslında tam olarak nere gitmek istediğimi kestiremedim ama sonra düşündüm ki bize uzun bir tren yolculuğu iyi gider. sirkeci'den binsek bööle balkanlara uzansak, o zaten üjbej ya, yabancılık falan çekmeyiz o diyarlarda. kızkıza oralarda başımıza bişi de gelmez hem, onun o balkan kanının altında saklı  "her an kavga çıkarmaya hazırlıklı" bünyesi ve aynı bünyenin her an göbecik atmaya hazır özelliği sayesinde balkan insanı bizi bağrına basar kolayca... evet hızır dayıı bana bi tren yollada balkanlara açıliim...
sırada tabi doal olarak manitam Arnin var.. valla onla hayalim çok fena trajik mi desem komik mi desem, buna karar verememiş bi abinin uydurduğu gibi trajikomik mi desem ne desem bilemedim. hızır abi, bizim en büyük sorunumuz film zevklerimizin birbirine tamamen zıt olması! film seçmeye gittiğimiz bir yerde ikimizin ayrı raflara saldırmamız, kasaya benim persepolis'le falan giderken onun en skimsonik die hard may hard filmleriyle gelmesi...ben sadece bir gün aynı filmden zevk alabilen, böle çatur çutur patlak darı yiyebilen o çiftlerden olmak istiyorum, bu da bana çok mu beaaaa..


ay bu yazının devamı sonra...

Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...