19 May 2011

Ben duyuyorum, sen duyuyo musun? imdaaaaaaaaaaat.....

öğlenden beri Koko'yla msn denen icadı anlamaya çalışıyoruz ama olmadı anlayamadık. biz internetin, şenlenişi ikinci gençliğine denk gelen kuşağıyız. yani teenage vaktimizi net başında geçirerek harcamadık ama 20li yaşlarımız bitmeden de içinde olabildik bu hengamenin. az çok net kullanımı hakkında da kendimizi yetiştirdik diye düşünüyorduk ki ta ki bugün öğlene kadar...
bizim net başında geçen vaktimiz çoğu zaman aynı zamana denk gelmez, bu feyspuk var ya, işte ben ordan ona laf sallarım iki saat geçer o açar görür, o bana laf geçirir ben uyanınca anca cevap yazarım falan... ama bugün denk geldik de msn denen şeyi açtık, azcık karşılıklı muhabbet yapalım diye... benim kameram yok eziğim ben, ama onun var açtı bu, sonra bi arkadaşım var başka, onun mikrofonu kalmış bende ta ne zamandır, aklıma o geldi, taktım baktım çalıştı falan... sevindik mal gibi tabe, planımız karşılıklı görüşemesek bile duyuşabilmek... ama ne mümkün! sanırım yaklaşık 3 saat falan oturduk o msn başında ama bu 3 saatin yarısı "beni duyuyo musun?",  "beni duyuyo musun?", "beni duyuyo musun?" şeklinde geçti. o msn bin kere kitlendi, benim bilg. yine bin kere ısındı kapanıverdi, baştan bağlandık yine sesler gidip geldi... e böyle bi duyuşamamada muhabbet ne mümkün... yer gök geyik işte, aralarda dedikodu... zavallım Koko bana bi tane özlü hikaye, bi de fıkra anlatmaya çalıştı, onlar da benim bildiğim yerden çıktı, bu uyuz oldu falan...dişe dokunur bi muhabbetin belini kıramadık kısacası... e nooldu eğlenmedik mi çok eğlendik tabi, ben hala gülüyorum... 

Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...