30 May 2011

bazı şeeler türkçe olsa utanırım paylaşamam ama ing. olunca nedense kasmıyorum

bi sınav daha bitti...

kaldı bana 5! üzerine 4 ekle, ne etti? dohuzz! ay böle tam içli bişi yazcakken falan bi cıvıyorum ne anlatcaımı da unutuyorum... vallahi unuttum ama madem girdim buralara hazır girmişken, Koko bugünlerde biracık hasta, memleketimin orospu kılıklı havası hasta etti Koko'mu... burdan kendisine kucak dolusu öpcükler yolluyor, konuile ilgili fotoyu da bastıktan sooora flash tv açıp halaya devam ediyoruz, ta ki ben ne anlatcaamı hatırlayana kadar teyy teyy teeeeyy...

29 May 2011

doomgünü pastası :)

canımın canı abicim içün..
ben seni döverim ;)

Bugün canım çok sıkkın...

aslında uzun zamandır canım bir sürü şeye sıkılıyor, yapmak istesem de yapamayacağım çok şey var ama canımı sıkan yapabilecek olup da yapamadıklarım... mesela bugün abimin doomgünü ve biz birbirimizden çok uzağız şu an... halbuki ben bugün istanbul'dayı olmayı, onunla güzel bi kahvaltı yapıp öğlen güneşinin verdiği şımarıklığa dayanarak, çocukluğumuzun lunaparkına gitmeyi, bi sürü saçma sapan oyuncaklarda eğlenip sonra beşiktaş'a inip boş boş gezinmeyi istiyorum ama olmuyor... çünkü o ve ben ayrı ülkelerdeyiz ve bu ayrı ülkenin gerçekliğinde benim yarın saçma sapan bir sınavım var... saçma sapan çünkü zaten  "iyi olduğum bir ders" diyorum kendime ama aynı konuları en son 3 sene önce görmüştüm, yani okuyorum falan kitabı, okudukça 'e ben bunları biliyorum zaten' diyorum ama sınavda cart die karşıma çıkarsa naparım bilmiyorum... eğer yapamazsam sınavda hiç hoş olmaz sonum, bu dersten kalmamalıyım işte öff bilmiyorum... bunları düşünmekten bile sıkılıyorum... başka şeyler istiyorum ben, mesela demin sevgilim geldi dışardan, şöyle bi baktı bana, masamda açık duran bi sürü kitap, önümde bi sürü not kağıdı vs ama ben nette salak salak geziniyorum... farketti ne kadar sıkıldığımı, şirinlik yaptı bana güldürdü... sonra "ben sana bi kahve yapim" dedi, kahvemi yaptı getirdi, bi de öptü beni, uzandı yatağa uyuyakaldı şimdi de... aslında ben sadece bunun için bile belki de dünyanın en şanslı kızıyım, bir bakışıyla ne hissettğimi anlayan ve şahane türk kahvesi yapan bi manitam var ama işte ben şimdi böyle 'ay ders mi çalışsam of yoksa nette mi gezinsem, ay kitabın da çok heyecanlı yerindeyim açıp onu mu okusam" falan die kafa ağrıtcağıma mesela kurduğum hayal gerçek olsa ben onu yaşasam falan fena mı olur... hayal dediğim de işte diyorum ya atla deve değil yani ama olmayınca olmuyor yahu! şimdi karar verdim yaziim hayalimi de belki evren kosmos onu bana yollar... evet hayalim şu...
bu yandaki ev sevgilimle benim evimmiş, bugün yine pazar ve abimin doomgünümüş... ben sabah böle 9-10 gibi uyanmışım manitamla güsel bi kahvaltı etmişiz, kahvaltıdan sonra kahvemizi de içmişiz, manita sonra çıkmış siporunu yapmış (işi gücü sipor adamın, yoksa onu odadan postalamak deil yani derdim ) o siporunu yaparken ben bu güselim koltuuma uzanmış bi maillerime falan bakmışım, sonra açmışım kitabımı bööle huzurlu huzurlu okumuşum saatlerce, hatta uyuklamaya başlamışım hafiften... tam dalmışken kapı çalmış abim gelmiş, o daha kahvaltı yapmamış biz de öğle yemeği vaktine yaklaşmışız, abicikle girmişiz mutfağa bi şeyler hazırlamışız, sonra hep birlikte yemişiz falan... sonra dışarı çıkmışız gezmişiz tozmuşuz bi güzel...
sonra tam dönme vakti yaklaşırken akşam oluyoken Koko aramış " hadi gelin yemek yiyelim, ekmek bekliyorum" demiş, ama aslında her şey organizeymiş abime süprizmiş...sonra biz gitmişiz Koko'ya, yemek keyfi yapmışız, pasta mumlar derken çilingir masası konseptinde doomgünü kutlaması yapmışız Koko'nun balkonunda... ertesi gün sınav falan yokmuş, en fazla iş varmış, pazarı kaplayan bi sorumluluk, bi afakan yokmuş...işte günün hayali sadece bu... hadi be evren hadi kosmos, bu sene deilse seneye be annem, hadi gözünü seviimm duy beni...

25 May 2011

gizmooo

bebeyimsinnn

Erkekler hep aynı!

bok aynı! ne aynısı! bu karılar iki boynuz yiyolar da böle geziolar ya uyuz oluyorum bu işe! habire aldatılıyosan, ne bilim habire keriz yerine konuyosan falan hep aynı olan sensin salak! az kendini değiştir, aç bi kitap oku, bi film seyret az biraz düşün taşın kendini değiştir, kroluktan sıyrıl bi! bak o zaman aynı çevrede kalcan mı, hala aynı çerçeveden bakıcan mı bu dünyaya... yoksa sen doldur etrafına allahın dallamalarını 'belalım' kafasında, arkadaş diye okuldan mokuldan, mahalleden tanıdığın iki üç zibidiyi kendine arkadaş yap e tabi o zaman erkekler hep aynı!
ya sallıyom böyle yokuş aşşaa ama şey yani , aslında ben bu yazıyı bugün ( gece 01:00 den bu saate) bana çok büyük iki kıyağı dokunmuş iki adam cinsi kişiye adiicaktim da yalakalık yapcaktım onlar bilmese de... ama yani onlara yaranim derken karıları harcadık o ayrı! ama yani lan bak ne güzel erkek kişiler var, kimisi arkadaş, kimisi hoca, kimisi manita, abi, baba, dede... ne bilim işte çok yani... ööle ne biçim konuşuonuz "hepsi aynı bokun soyu" falan diye! çok ayıp lan!
evet neyse, diceem o ki;  biri çok çok süper bir hoca insan! ki bu insan, şurada başıma gelen büyük hezimetten sonra beni alıp kurtarmış kişidir (yazıyı okumazsan anlaman tabe), bu hoca insan, günümün ilk kahramanı olarak tüm hayır dualarımı almış oldu!
taaaa kiii, götümü toplama kahramanlığı gösteren ve bugünlerde kendisini bir blog yazarı yapmaya çalıştığım efendi adam'a dek! ben hayır dualarım bitti sanarken kendisi kalan tüüüm duaları da oscar,grammy misali toplayıp geçmiştir. ki bu insan sınıf arkadaşım olmakla birlikte böğün bana harbi arkadaşlığını da  yaparak şeref listesine  adını yazdırmış bulunmaktadır!
o sebeple efenimm huzurlarınızda bu iki güzel insana teşekkürlerimi sunar, uykusuzluğun bana verdiği yetkiye dayanarak kendilerini süpırhiiroo ilan ederim!!! yess! 

Koko la bak yeni felsefem bu

dress like Barbie 
smoke like Marley
yanında da aha bu resim vardı, pek sevdim ablayı helal koççuma didim



koko ve sonik.. bir zamanlar onlar da çocuktular

süt içer ve hanımlık bilirlerdi...
sonradan böyle bi tuaf oldular...



yalan yahu yalan! oldu bitti böyle sümüklü kızandı ikisi de 
ful atıyorumm bugün

Aklın uykusu canavarlar yaratır*

*Goya
Uyumayan sonik kafayı yakar*  
*Sonik

SATİRİK SKİMSONİK ŞİİR

benim kara gözlüğüm
yokluğunda öldüğüm
olmayaydın bir gün
ben olurdum kördüğüm

iyi ki aldım seni kaleiçi'nden
bulamasam gider getirirdim çin'den
bil ki seçtim seni güzeller içinden
benim canım gözlüğüm
oy hele yar

utanmasam kendimden
evde bile takcam cidden
ama emo diyorlar bana
işte bu senin yüzünden

bir de böyle samoa'm vardı
adidas satan dükan bana dardı
sonra onu convers'le aldattım sandı
İşte o da benim yıkıldığım andı

samoa'm seni değişmem
convers'le bile yiyişmem
ne olur üzülme samoa'm
ben artık sensiz depişmem
Oy hele yar

                                                                              Aşık Soniki

koko ve sonik bi gün...

eveeeeet koko ve sonik bundan senelerce önce bi gün içkinin (demek yakışırdı ama içmediydik o gün, çeerdek çitlediydik istiklal'de on saat) ve eğlencenin doruklarında gezinmiş, istiklal'de bir ora bir bura sürterek akşamı etmişlerdi... koko tam da gs lisesinin oralarda bir yerde, kapının ihtişamına dalmış olsa gerek zengin koca bulma düşüncelerine daldı... öyle ki "olm sonik ben var ya ben, bi buliiim o gocayı sana ne istersen alcam amk!" şeklinde vaatler sıralamaya başlamıştı. bunu duyan sonik boş durur mu, bir akbaba sinsiliği ile koko ve hayali zengin kocasının üzerine bulut gibi çökerekten isteklerini sıraladı... sonra yıllar geçti, koko belki bu vaatlerini unuttu ama işin gerçeği

Sonik her yeni güne bu hayalle uyanıyordu... 

aman amma yazdım of! diceem o ki,ulan koko hijbijii için geç diil lan bu hayatta, bi gün olursa o hayalciklerin falan diye adını koyim yani vaatlerinin de unuttum sanmayasın.. adres de sıvoç bittabi!

24 May 2011

Bugün dünyanın en salakça şeyini yaptım

bugün kendimi de aşarak, aptallık tarihme bir başyapıt ekledim ve en en en çok korktuğum dersin finalini kaçırdım! ve geç falan kalmadım yani, öyle bi durum da değil! bildiğin, sınav tarihini yanlış görmek, yanlış not almak ve 2 gün sonra olcaını sanmak! en trajik kısmı da bunu öğrendiğim vakitte o dersi çalışıyor olmak! ne sınavı aq! sınav sabah olmuş bitmiş ben 2 gün sonra sınava gircem diye kasmışım ders çalışıyorum! bugün gerçekten mallık üzerine söylenmiş ne kadar küfür varsa hepsi bana gelsin aq!


yine sınıf atlayamadık! yine!

gogıllarken "tıkla kızılderili burcunu öğren "diye link gördüm, sayfa inerken gerim gerim geriniyorum tabi, havalı bişi çıkcak diye, çıka çıka BOZAYI çıktı! ızdırabına sokayımmm dünya!
aha al bak!


23 Ağustos – 22 Eylül
BOZAYI

“Çözümlemeci ve mantıklı düşünme yeteneği olan bir organizatör!”
Uğurlu Taşı: Ametist
Rengi: Erguvan

• Mantıklı, sorunları kolayca çözebilen,
• Adalet duygusu güçlü olan,
• Zayıf olan herşeyi küçümseyen,
• Yalana karşı hassas ve hemen hisseden,
• Öfkesini soğukkanlı ve hesaplı bir şekilde gösteren,
• Konuşmayı seven,aynı zamanda uzun süre suskun kalabilen,
• Korkutucu bir düşman,
• Somut aleme ve lükse meraklı,
• Akıllarına koydukları zor, kolay her şeyi yapabilen,
• Sorumluluk duygusu çok güçlü,
• Sinirli ama sevecen bir ana-baba,
• Temiz, titiz, disiplinli ve düzenli,
• Uyumlu ama çekingen,
• Ruhsal gelişim konusunda desteğe ihtiyaç duyan,
• Yemeğe düşkün ama rejimi de seven,
• Hekimlik, yönetim ve savunma konularına meyilli,
• Hassas Nokta; Mide, bağırsak ve kalp,
• Tasarıları ve düşüncelerinin bozulmasına asla izin vermeyen,
• Dürüst ve etkin bir kişiklik!

not: yarın falan bunun incelemesini yaparım, bozayı işine çok bozuldum, okumadan copypaste yaptım yeminlen

ben yine uyumadım

dün bi uyandım, öğlen oldu, akşam oldu, gece oldu, sabah oldu, bugün oldu ben yine uyumadım! böyle uyumayınca yaşadığım "high" kafayı verecek "şey"i servet döksem alamam, bulamam! arada bi sürü makarna yedim, sayamayacağım kadar çok sigara ve kahve, bi tane kornetto, grissini, yoğurt, karpuz... başka da bişi yemedim.
"daha ne yiyecen hayvan!" dediğini duyar gibiyim sevgili okur. deme öyle deme (fatmagül'ün abisi kalp) önemli olan az az habire yemek, yoksa maazallah o göbeem azcık erir falan da dünyanın dengesi değişir. valla harbi öyle göbek yaptım ki o ara japonya'da bi sürü, kütahya'da orda burda 1lerce deprem oldu. sen sanyıorsun ki faylar oynadı yer çatladı falan ceografik açıklamalar! yok yahu, çatlayan tek şey göbeğemin üstündeki deriler! o da ne derece ki düşün artık deprem manyaa ettim bi haraketimle dünyayı... ay neyse bu yani, sıkıldım gidim bişiler yiyim ben...

23 May 2011

seviorum bu işleri de yapanım yok

şanslı sürtük!

abijim yaşlanmadan paris'e gitmem, bu elbiseyi giymem ve böööle bi fotoyu facebook profilime gömmem lazım, öldüm hasedimden öff!


isteyenin bi yüzü, vermeyene sokim...

ulan evren!ulan kozmoz! bak ben bu pastaları seçtim yolladım sana, sen de bi güzel geri yolla bana düğünümde de halayın tadına varalım yahu! özellikle de o en baştaki pempeyi istiom bilesin!






Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...