11 Ağu 2010

rüya görmek de yaramıo bana yemin ederim!

geçen kıştı sanırım, bi’ akşam ertesi gün önemli bi’ sınavım var diye, çingiller dolusu kahveye kahve ekledim ders çalıştım. tam ‘bu kadar yeter’ deyip kendimi uykuya verecekken kahveler sağ olsun uykumu haddinden fazlasıyla kaçırtmış olacak, uyku tutmadı bu sefer de. neyse ‘ televizyon en iyi ilaç ’ dedim aldım bi battaniye uzandım karşısına. e gecenin o vakti ne olacak, anca dizi tekrarları olur! 

şansıma bunca yıllık hayatımda hiçbir bölümünü kaçırmadan izlediğim tek türk dizisi ‘hırsız polis’ çıktı. seyrederken uyuyakalmışım öyle üçlü koltukta. sabah saatin sesiyle uyandım, aklımda bi’ tuhaflık, üzerimde garip bir sanki boyut değiştirmişim hali. 

ne olduğunu anlayamadan mutfağa gittim bi’ su aldım, döndüm salona elim sigaraya uzandığında rüyamda timuçin esen’le aşk yaşadığımı anladım. ama nasıl bir aşk! yau o kadar manitam oldu, ne aşklar yaşadım ama; o sabah, tam o an timuçinesen’le yaşadığımı hissettiğim şeyi ben ne daha öncesinde yaşadım ne de o günden bugüne… her neyse sınavım var ya, hazırlanmaya başladım dışarı çıkmak için. 



yahu içimde tuhaf bi’ şey, allahım sanki birazdan kapı çalacak da timuçin (e olsun o kadar samimiyetimiz!) gelip ‘ hadi hayatım hazırsan gidelim’ diyecek. off neyse kıssadan hisse, bu rüyada tanımadığın birini görüp de ona aşık olma mevzusu gerçekten yaşamayana anlatması mümkün bir şey değil katiyen. itiraf edemediklerinden mi bilmiyorum ama erkek kimselerin başına geldiğini duymadım ama kızlar bunu hayatlarında en az bir kez yaşıyor sanırım. hangi kız arkadaşıma söylediysem “ ayy efet ya ben de bi’gün aynen bööle bilmemkime aşık uyandım, ayy çok fenaaa oluyooo insan yhaaa” dedi. o gün allahtan yolda falan karşılaşmadım timuçesenle. valla o ruh halini bilen anlar anca ama kesin gider hesap sorar bi’ de utanmadan üste çıkar : “ oo timuçin beeeyy, valla dün gece hiç böyle demiyodun amaaa! aaaa! ” diye rezil rüsva ederdim kendimi. öfff biz kızlar toptan deliyiz!



edit: kızlara deli diyorum ama yok yok,  erkekler de normal değil. on senedir yüzümü göstermediğim eski manitaya okuttum yazılarımı. o kadar yazı içinden bi buna yorum yaptı yahu! sıçmışım hırsız polis mazisinin içine. (beraber izlerdik) ben diyorum leb o anlıyo fındık, bu ne be bu nee!

Hiç yorum yok:

Follow this blog with bloglovin

Follow on Bloglovin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...